(818 S.K. m.53,96) (1086 S.K. m.292)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Hatay Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.01.2003 tarih ve 2002/37-2003/48 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından davalılara ait kamyon ile Konya/Kulu'ya taşınmak üzere davalılara teslim edilen pamuk küspesinin alıcısına teslim edilmediğini ileri sürerek, 3.240.000.000.-TL.nin temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinden Ali'nin almış olduğu pamuk küspesini davacı şirket tarafından teslimi istenen dava dışı Naif R'ye teslim edildiğini, davacı şirket tarafından Konya/Kulu'ya götürülmesi talimatı verilmediğini, diğer müvekkili olan Mustafa'nın olayla ve taşıma işi ile bir ilgisinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile 3.240.000.000.-TL.nin temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, yurt içi taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Ceza ve hukuk mahkemeleri kararları arasındaki ilişkiyi düzenleyen BK.nun 53 ncü maddesi hükmü hukuk hakimini, ceza mahkemesinin kesinleşen kararı karşısında maddi hukuk bakımından kural olarak bağımsız kılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Her mahkumiyet kararı o eylemin ( olayımızda işlemin ) hukuka aykırılığını tespit etmesi bakımından hukuk hakimini bağlayıcı niteliktedir. Ceza hakiminin saptadığı maddi olaylar ve özellikle fiilin hukuka aykırılığı ve davalılar tarafından işlenmiş olup olmadığı hukuk hakimini tamamen bağlayıcıdır.
Somut olayda, işbu davanın davalıları hakkında dava konusu taşımaya ilişkin olarak Hatay Asliye 1.Ceza Mahkemesi'nin 2002/761 esasında kayıtlı, hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçundan kamu davası açıldığı ve derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, yukarıdaki açıklamalar ışığında ceza mahkemesinin sonucu beklenip değerlendirilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, HUMK.nun 292 nci maddesine aykırı şekilde, davalılar tarafından sadır olmayan yazılı belgeye dayalı olarak, davacı tanıklarının dinlenilmesi suretiyle hüküm tesisi kabul şekli bakımından isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy