(6762 S. K. m. 269, 362, 363, 377, 374)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.03.2004 tarih ve 2002/99 - 2004/83 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin toplam % 35 paya sahip oldukları davalı Anonim Şirket'in 10.08.2001 tarihli genel kurulun da alınan kararların ve bu genel kurulun TTK. nun 377 nci maddesi uyarınca ertelenmesi üzerine toplanan 15.02.2002 tarihli genel kurulda alınan tüm kararların yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, TTK. nun 362 nci maddesine aykırı olarak bilgi ve belge verilmediğini, 2 nci toplantının da ertelenmesi isteminin red edildiğini, TTK. nun 374 ncü maddesine aykırı olarak yöneticilerin oy kullandıklarını, gündeme maddi ilavesi istemlerinin de red edildiğini ileri sürerek, her iki toplantıda alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen 17.02.2004 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre, ilk toplantıda alınan ve erteleme kapsamı dışında kalan kararlara ilişkin dava açma süresinin geçirildiği, ikinci toplantıda bilançonun tasdikine, ibraya, tasfiye memurunun harcamalarının kabulüne ilişkin gündemin sırasıyla 4 ncü, 5 nci ve 6 ncı maddelerine ilişkin alınan kararların TTK. nun 362 nci maddesine uyulmaması nedeniyle iptali gerektiği gerekçesiyle, davanın ilk toplantı için süre yönünden reddine, iki toplantı bakımından esas yönünden kısmen reddine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı anonim şirket genel kurul toplantılarında alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
Ertelenen 10.08.2001 tarihli genel kuruldan sonra toplanan 15.02.2002 tarihli genel kurulda gündemin 4, 5, 6 ncı maddelerine ilişkin alınan kararların, TTK. nun 362 nci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Hükme esas bilirkişi kurulu raporunda, davalı şirketin, TTK. nun 362 nci ve 363 ncü maddeleri hükümlerinde yazılı belge ve defterleri incelemeye hazır bulundurduğunu kanıtlayamadığı sonucuna varılmıştır. Oysa, ertelenen 10.08.2001 tarihli genel kurul toplantısında söz alan yöneticilerden Şahin Çınar daha önce yapılan olağanüstü genel kurulda da davacılara defter ve kayıtların muhasebecide olduğunun söylendiğini, buna rağmen bu konunun tekrar gündeme getirilmesinin iyiniyetli olmadığını bildirmiştir. Davacıların, bu toplantıda defter ve belgelerin muhasebecide olduğunu bu şekilde öğrendikten sonra, 15.02.2002 tarihli genel kurul toplantısından önce 31.01.2002 tarihinde keşide ettikleri ihtarname ile defter ve belgelerin nerede olduğunun bildirilmesini istemelerinin iyiniyete dayanmadığının kabulü gerekir. Şirket merkezinin fiilen kapalı olduğu, şirket faaliyetlerinin yıllardır durduğu çekişmesiz ve dosya kapsamı ile sabit olup, defter ve belgelerin TTK. nun 362 nci maddesinde öngörülen merkez ya da şubede değil de, muhasebecinin bürosunda muhafaza edilmesini somut olay bakımından hukuka aykırı saymamak da icap eder.
Bu durumda, muhasebecinin bürosuna gidildiği halde inceleme isteklerinin engellendiğini davacıların kanıtlaması gerektiğinin kabulü ile, buna ilişkin varsa davacıların kanıtlarının ibraz ettirilmesi, ibraz edildiğinde değerlendirilmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ispat külfeti davalı şirkete yüklenerek ve defterlerin incelenmesi yönünde TTK. nun 363 ncü maddesi uyarınca mutlaka genel kurul ya da yönetim kurulu kararının varlığını, somut olayda da şart gören ve 362 nci maddesi uyarınca incelemenin mutlaka şirket merkezi ya da şubelerinde yaptırılmasını somut olay bakımından da gerekli gören bilirkişi kurulu raporuna itibar edilerek, aksi yönde yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davacı temyizine gelince; 15.02.2002 tarihli genel kurulun 7 nolu gündem maddesi görüşmeleri sırasında şirketin çeşitli masraflarına ilişkin ortaklardan çevik ailesince ödeme yapılmadığı açıklandıktan sonra, oylama yapılmış ve bu harcamalarla ilgili olarak (davacılardan sadece) Mustafa Çevik hakkında icra takibi yapılmasına karar verilmiştir. Hükme esas alınmayan ilk bilirkişi raporunda, bu kararın iptali, hükme esas alınan sonraki bilirkişi kurulu raporunda ise, iptal edilmemesi görüşü bildirilmiştir. Bu davacının, yönetici sıfatı da bulunmamaktadır.
TTK. nun 269 ncu maddesi hükmüne göre, anonim şirket, sermaye ortaklığı olup, ortakların sorumluluğu, koymadığı taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlıdır. Sermaye borçlarını ödeyen ortakların gerek şirkete ve gerekse şirketin alacaklılarına karşı herhangi bir sorumlulukları bulunmadığından, kişisel yönden takip ve dava olunamazlar.
Somut olayda, davacılardan Mustafa'nın sermaye borcunu ödemediği noktasında davalının savunması dahi bulunmamakta olup, mahkemece, genel kurulda Mustafa Çevik hakkında alınan kararın, yasaya aykırılığı nedeniyle iptaline karar verilmesi gerekirken, alınan karar oybirliği ile alınmadığı halde bu kararın oybirliği ile alındığına ve bu kararın tüm ortakların rızasına dayandığı için geçerli olduğuna ilişkin görüş bildiren sonraki bilirkişi kurulu raporuna itibar edilerek, bu kararın iptali isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu yönden davacılardan Mustafa Çevik yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı ve davacılardan Mustafa Çevik yararına ayrı ayrı BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 11.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy