(1086 S. K. m. 388) (492 S. K. m. 6, 27) (6762 S. K. m. 62) (556 S. KHK m. 7/b, 8/b, 42/a, 70)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.03.2004 tarih ve 2001/1121-2004/109 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 07.06.2005 günde davacı avukatı M.G. ile davalı avukatı T.S. gelip temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar ARSLAN tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili müvekkilinin SÜRPRİZ markasının 1989 yılından beri bisküvi, çikolata ve benzeri ürünler için tescil ettirildiğini, davalı İtalyan şirketinin 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/b maddesine aykırı olarak benzer ürünler için daha sonraki tarihlerde SURPRISE markasını tescil ettirmesinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davalı markalarındaki SURPRISE ibaresinin çıkarılmasını ve terkinini, bu markayı taşıyan davalı ürünlerinin toplatılarak imhasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımı ve esastan reddini savunmuş; karşılık davada ise müvekkilinin 1960'larda oluşturduğu markasının tanınmış marka statüsünde olduğunu, karşılık davacıya ait markanın bu markadan esinlenilerek oluşturulduğunu ileri sürerek; Sürpriz ibaresini taşıyan markaların hükümsüzlüğünü ve terkini ile müvekkiline ait markanın tanınmışlığının tespitini, karşılık davalının haksız marka tescilleri ile bunları kullanmasının müvekkilinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, asıl davanın TTK'nın 62. maddesince öngörülen marka tescil tarihinden itibaren 5 yılı aşkın süreden sonra açılmakla davalının zamanaşımı def'inin yerinde olduğu, karşılık davacının yurtdışında önceden tescilli ve bilinen SURPRISE markasının ününden yararlanılarak karşılık davalı tarafından tescil ettirilen SÜRPRİZ ibareli markaların 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 42/a ve 7/b maddeleri uyarınca terkini gerektiği, Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı'nın hasım gösterilmediği bir davada tanınmışlığının tespitine karar verilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşılık davanın kısmen kabulü ile davalı markalarındaki SÜRPRİZ ibaresinin hükümsüzlüğüne ve marka tescillerinden terkinine, karşılık davacının diğer istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, tarafların aşağıdaki bentler dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davalı tarafından uzatılmış cevap süresi içerisinde açılan karşılık davanın harcının yatırılmamış olması üzerine 17.10.2001 tarihli ilk oturum ara kararı ile tanınan süre içerisinde karşılık davacı tarafından sadece o tarihteki maktu yargılama harcının yatırıldığı, başvurma ve vekalet harcının yatırılmadığı, bu durum karşısında, eksik harcın tamamlatılması yönünde, karşılık davacıya kesin süre verilerek sonucuna göre karşılık davaya rüyet gereği düşünülmeden Harçlar Kanunu'nun 6 ve 27/3. maddelerine aykırı olarak karşılık davanın görülerek sonuçlandırılması doğru görülmemiş, bu yöne ilişen davacı taraf temyiz itirazı yerinde görülmüştür.
3) Asıl davadaki istemlerden davalıya ait tescilli markaların hükümsüzlüğü ve terkini ile ilgili olarak 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 70. maddesinde belirtilen ilkeler yerine uyuşmazlığa uygulama olanağı bulunmayan TTK'nın 62. maddesindeki zamanaşımı hükmüne dayanılarak değinilen istemlerin zamanaşımından reddi ile HMUK'nın 388/3. maddesine aykırılıkta bulunulması isabetsiz olmuş, bu yöndeki davacı taraf temyiz itirazının kabulü gerekmiştir.
4) Davalı tarafça 400.000.000- TL. bilirkişi ücreti yatırıldığı gözetilmeden hüküm fıkrasının d bendi ile davacıya 600.000.000- TL. bilirkişi ücreti yükletilmesi doğru olmadığı gibi, kısmen reddedilen karşılık dava nedeniyle davacı ve karşılık davalı yararına maktu vekillik ücreti tayin edilmemesi de doğru bulunmamış, kararın bu yönlerden de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
5) Tanınmışlığın tespiti dışında kalan karşılık davaya konu diğer istemlerin reddine ilişkin hiçbir gerekçe gösterilmemesi doğru olmamış, kararın bu yön bakımından karşılık davacı yararına bozulması gerekmiştir.
6) Mahkemece, 14.05.2003 tarihli oturumun 2 nolu ara kararı ile ismen belirlenen üç bilirkişiden oluşturulan kuruldan rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişilerden S.Ö. 03.12.2003 tarihli dilekçeyle bilirkişilik görevinden çekilmiş, diğer iki bilirkişi tarafından düzenlenen daha önceki tarihli 27.10.2003 rapor esas alınarak dava sonuçlandırılmıştır. Mahkemece, üç kişilik bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılmasına karar verildiğine ve bilirkişilerden birinin çekilmesiyle diğer bilirkişilerce görüş bildirildiğine göre, üç kişilik yeni bir uzman bilirkişi kurulu oluşturularak alınacak raporun değerlendirmeye esas alınması gerekirken, bilirkişi incelemesine ilişkin duruşma ara kararına aykırı oluşan rapor ile yetinilerek uyuşmazlığın çözümü doğru görülmemiş, kararın bu yön bakımından da taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentteki nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2, 3 ve 4 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davacı, 5. bentteki nedenlerle davalı ve karşı davacı, 6 nolu bentteki nedenlerle her iki taraf yararına BOZULMASINA, takdir edilen 400,00-YTL duruşma vekillik ücretinin her bir taraftan alınarak yekdiğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 09.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy