(1086 S. K. m. 437)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 31.03.2004 tarih ve 2003/252-2004/220 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 17.05.2005 günde davacı avukatı Seval Yıldırım ile davalı avukatı Bedri Varoğlu gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin 217 numaralı ortağı olduğunu, 31.12.1998 tarihinde, davalı kooperatife ait arsalar üzerinde inşa edilen, dubleks bağımsız bölümlerin 634 sayılı Yasa uyarınca kat mülkiyetine çevrilmesine gerekli işlemlerin yapılıp, davacı dışında diğer tüm kooperatif üyelerine bağımsız bölümler için kat mülkiyeti tapusunun verildiğini. Kooperatif üyesi olarak davacının yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getiren davacının halen kullandığı ve maliki olduğu bağımsız bölüme ait tapunun ihtarnamelere rağmen verilmemesinin yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcileri, davacının kooperatifteki hisseyi tüm hak ve vecibeleriyle birlikte önceki üyeden devraldığı halde Başbakanlık Toplu Konut İdaresi'nden Emlak Kredi Bankası kanalı ile alınan tamamlama kredi borcunun yasal faizleri ile birlikte halen ödemediğini, bunun dışında davacının aidat borcu olmadığın, 36 numaralı konutun halen site yönetiminde olduğunu beyan etmişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davaya konu taşınmasın davalı kooperatif adına kayıtlı olduğunu, kayıt üzerinde herhangi bir takyidatın bulunmadığı, davacının davalı kooperatifin üyesi olup, taşınmazın vergi borcunun davacı tarafından ödendiği, herhangi bir aidat borcunun da bulunmadığı, davalı kooperatif temsilcileri davacının üyeliği devir aldığı İsmail Kayım'dan önceki üye olan Nadir Ünal'ın sorumlu olduğu kredi borcunu ödemekle yükümlü olduğunu belirtmişse de, davaya konu daire ile ilgili önceki üye olan Nadir Ünal'ın kooperatiften ihraç edildiği, kooperatife ödediği aidat tutarının dahi iade edildiği, daha sonra İsmail Kayım'ın yeni üye olarak kaydedildiği, bu nedenle üyeliği devralan davacının kredi borcundan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, dava konusu taşınmazın davalı kooperatif adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Dava, davalı kooperatif ortağına tahsis edilen taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, kooperatif tarafından yapılan konutların ortaklar adına tapuya tesciline karar verilebilmesi için, kooperatifte ferdileşmeye geçilmesi ve kooperatifin ferdileştirmeyi sağlamaması, ayrıca ortağın kooperatife bir borcunun bulunmaması gerekmektedir.
Dava konusu olayda, davalı kooperatifin 03.08.1997 tarihli yönetim kurulu kararlarında Nadir Ünal'ın ortaklık payını İsmail Kayım'a, 15.03.1998 tarihli kararında da İsmail Kayım'ın ortaklık hakkını davacı Öznur Kayım'a devrinin onaylandığı ifade edilmiştir. Davacı vekili ise 26.02.2004 tarihli dilekçesinde, Nadir Ünal'ın ortaklıktan ihracından sonra yerine İsmail Kayım'ın ortak olarak alındığını, davacının da İsmail Kayım'dan ortaklığı devraldığını, buna ilişkin tüm belgelerin Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/263 Esas numaralı dosyasında bulunduğunu iddia etmiştir.
Dava konusu kredi borcundan davacının sorumlu olup olmadığının tespit edilebilmesi için öncelikle, davacının selefi olan İsmail Kayım'ın kooperatife devir yoluyla mı, yoksa yeni üye olarak mı kaydedildiğinin tespiti gerekmektedir. İsmail Kayım'ın Nadir Ünal'dan ortaklığı devralmış olması halinde, davacının Nadir Ünal dönemindeki kredi borcu da dahil tüm borçlardan halefiyet esası gereği sorumlu olacağı kuşkusuzdur. Nadir Ünal'ın ihracından sonra yerine İsmail Kayım'ın yeni üye olarak kaydedilmesi halinde ise, kooperatif ile İsmail Kayım arasındaki ortaklığa ilişkin bir sözleşme olup olmadığı, var ise dava konusu konut kredisinden İsmail Kayım'ın sorumlu olup olmayacağına dair özel bir hüküm bulunup bulunmadığı, İsmail'in kooperatife ortak olduğu tarih ile kredinin kullanıldığı tarih dikkate alınarak, İsmail'in ortaklığa katılım için yaptığı ödeme içerisinde konut kredisi borcunun da bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken, bu konuda bir araştırma yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 400.00 YTL. duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy