(1163 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.02.2004 tarih ve 2002/431-2004/57 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi R. Ö. tarafında düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: 1-) Davacı vekili, davalı kooperatifin ortağı olan müvekkilinin üyelikten çıkartıldığını, takip eden yılın bilançosuna göre 28.333 DM. alacağı olduğunu, ödenen aidatın inşaatlarda kullanıldığı için döviz olarak ödenmesinin gerektiğini ileri sürerek, anılan meblağın tahsil tarihindeki kur üzerinden tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kabulüne, 23.333.DM karşılığı 14.487 Avro (Euro)'nun temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Davalı kooperatifin, istifa edenlerin üyeliğe geri dönmeleri hususunda 27.7.1999 tarihli genel kurulda karar alınmış olduğu, davacının kabul edilen 10.09.1999 tarihli istifasından sonra 31.05.2000 tarihinde kooperatif üyeliğine geri dönmek için yazılı dilekçe sunduğunu, buna ilişkin dilekçe örneğinin dosyaya konulduğu ve bütün bunlardan sonra davacının 14.09.2000 tarihinde ikinci kez istifa etmiş bulunduğunun anlaşılmasına göre, mahkemece, bu savunma üzerinde durulmaksızın, davacının bu dilekçeleri üzerine ne tür bir işlem yapıldığı, üyeliğe yeniden kabul edilip edilmediği ve buna göre ikinci istifasının kabul edilip edilmediği araştırılmaksızın karar verilmesi doğru değildir.
Bu durumda, davacının ilk istifasından sonra üyeliğe dönüş için verdiği dilekçe ile ikinci istifa dilekçesi haklarında ne tür işlemler yapıldığı, buna göre davacının aidat iadesi isteminin muaccel hale gelip gelmediği, geldi ise hangi tarihte geldiği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
2-) Öte yandan, istifa ve ihraç hallerinde, ödenmiş aidatın iadesi hakkında, 6.8.2000 tarihli genel kurulda üç yıl erteleme kararı alındığının savunulmuş bulunmasına göre, bu savunma araştırılıp tartışılmadın karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Kural olarak, ayrılan ortak, ödenen aidatın tamamını değil, ancak yıl sonu bilançosuna göre payına düşen miktarı alır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/1. maddesine göre sermaye ve diğer alacaklar, o yılın bilançosuna göre hesaplanarak, bilanço tarihinden itibaren bir ay içinde geri verilir. Aynı Yasa maddesinin 2. fıkrasına göre ise kooperatifin varlığını tehlikeye düşürecek nitelikte olan iadeler, genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebilir. Alınan bilirkişi raporunda, davacı ve davacı ile aynı dönemde ayrılan ortaklara yapılacak ödemelerin kooperatif mevcudiyetini tehlikeye düşürüp düşürmeyeceği incelenmemiştir.
O halde, davacının kesin istifa tarihi ve buna göre anılan tarihteki genel kurul kararının davalıyı bağlayıp bağlamayacağı belirlendikten sonra, mahkemece, o dönemde kooperatiften ayrılanların tümü birlikte değerlendirilmek suretiyle, yapılacak ödemelerin kooperatif mevcudiyetini tehlikeye düşürüp düşürmeyeceği ve dolayısıyla genel kurulun aldığı erteleme kararının yerinde olup olmadığı hususunun açığa çıkarılması konusunda denetlenebilir ve hükme dayanak yapmaya elverişli bir bilirkişi rapor alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
3-) Bunun yanında, kabule göre de davacı, alacağını döviz cinsinden istemiş bulunmasına göre, mahkemece, ödenen aidat ister yabancı para olarak, ister TL olarak muhasebeleştirilsin, ödemenin yabacı para olarak iade edilmesine ilişkin alınmış bir genel kurul kararı olmadıkça, bu istemin kabulünün mümkün bulunmamasına göre, bu yönde bir kararın bulunup bulunmadığı araştırılarak buna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması isabetli bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davalı yararına, BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy