(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 85)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 31.03.2004 tarih ve 2003/280-2004/198 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, üyesi bulunduğu kooperatife aidat borcu bulunmadığı halde, kendisine 01.0315.813.000.TL'nın ödenmesi için ihtarname çekildiğini, ileri sürerek, anılan meblağda borcunun bulunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kooperatif hesabı yerine, bilgileri dışında, kooperatifte muhasebeci olarak görev yapan kişi adına açılan hesaba para gönderdiğini ve bu kişinin de parayı kooperatife yatırmayıp zimmetine geçirdiğini, ayrıca davacının dava açıldıktan sonra 16.05.2003 tarihinde anılan borcunu banka hesabına yatırarak ödediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davadan sonra yapılan ödemede açıklama bulunmadığı için alacaklının belirlediği borca sayılacağı ve anılan borç icra baskısı olmaksızın ödendiğine göre istirdada dönüşemeyeceği gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı kooperatifin üyesi olan davacının aidat borcunun bulunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. BK.nun 85 inci maddesi hükmüne göre, ihtirazi kayıt olmaksızın yapılan ödemelerde kural olarak kararın gerekçesinde yazılı hususlar doğru ise de; dava açıldıktan sonra ödemenin yapılmış olmasına göre, bu ödemeden önce davanın açılmış olmasının, BK.nun 85/2 inci maddesi hükmü kapsamında bir ihtirazi kayıt sayılması gerekecektir.
Öte yandan, davalının devam eden üyeliği nedeniyle, ödeme ilişkisinin devam etmesine göre, yapılan ödemenin sonraki aidat borçlarına ilişkin olduğu savunması da araştırılmaksızın karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
O halde mahkemece, davanın esasına girilerek, davacının üyesi olduğu davalı kooperatife borcu bulunup bulunmadığı araştırılarak, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davacı yararına, BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy