(2918 S. K. m. 85, 99) (818 S. K. m. 41, 145, 147)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 20.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.03.2004 tarih ve 2003/706-2004/124 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacının, TTK.nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalı taraf aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece davanın reddine dair tesis edilen hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigortasından kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda davalıların işleten ve trafik sigortacısı bulundukları aracın, 23.03.2002 tarihinde davacı nezdinde kasko sigorta poliçesiyle sigortalı araca çarparak hasar verdiği, bu nedenle davacının sigortalısına 17.06.2002 tarihinde 4.965.963.000.-TL ödeme yaptığı, dava açılmadan önce yapılan başvuru üzerine işleten davalı M.Sema Aktaş'ın 08.07.2002 tarihinde davacıya 1.000.000.000.-TL ödemede bulunduğu, bakiye zararın karşılanmaması üzerine davacının, TTK.nun 1301 nci maddesi hükmü uyarınca 3.695.963.000.-TL.nin halefiyet tarihi olan 17.06.2002 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle tahsili için iş bu davayı açtığı, yargılama sırasında davalı sigorta şirketinin trafik sigortacısı sıfatıyla 2.000.000.000.-TL, ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olarak da 1.500.000.000.-TL ödemede bulunduğu, davacının, poliçeler ve uyuşmazlık konusu hasardan dolayı her türlü talep ve dava hakları bakımdan 08.09.2002 tarihinde davalı sigorta şirketini ibra ettiği uyuşmazlık konusu değildir.
Taraflar arasındaki çekişme, bu ibranın sadece davalı sigorta şirketinin ödediği miktarlara yönelik olup olmadığı, diğer davalının her türlü sorumluluğunu da kapsayacak şekilde tüm davaya ilgilendirip ilgilendirmediği noktasında toplanmaktadır.
Dava, esasen halefiyet ilkesi uyarınca açılmış, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. KTK.nun 85 ve BK.nun 41 nci maddesi uyarınca davalı işleten, kusur oranına göre gerçek zararın tamamından sorumludur. Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu ise, poliçe limitleri ile sınırlıdır. Davalı işletenin temerrüdünün başlangıcı davacının halefiyet tarihiyken, diğer davalı sigorta şirketinin temerrüdü de KTK.nun 99 ncu maddesi ve BK.nun genel hükümlerine göre belirlenecektir. İbranamenin içeriğinden davacının, dava konusu kazayla ilgili tüm talepleri bakımından davalı sigorta şirketini ibra ettiği, bu ibranın temerrüt faizi ve diğer fer'ilerini de kapsadığı, dolayısıyla sigorta şirketinin bir sorumluluğunun kalmadığı anlaşılmaktadır.
BK.nun 145/1 ve 147/2 nci maddeleri uyarınca, müteselsil sorumlu diğer davalı da ibra edilen asıl alacak ve fer'ilerden faydalanacaktır. Ancak, bu faydalanma sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktarla sınırlıdır. Zira, ayrı hukuki nedene göre zararın tamamından sorumlu olan işletenin ibra edilmesi söz konusu değildir. Bu durum karşısında, mahkemece, öncelikle hasar ve kusur incelemesi yaptırılarak, davalı işletenin sorumlu olduğu gerçek zararın belirlenmesi, bu miktar üzerinden halefiyet tarihinden ibra edilen davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihine kadar hesaplanacak işlemiş faiz alacağı ile ibra edilen asıl alacak miktarını aşan kısım mevcutsa, bu kısmın da faiziyle davalı işletenden tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy