(1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.07.2003 tarih ve 2000/1044-2003/832 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ile davalı Kooperatif vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatifin üyesi olan müvekkilinin kura sonucu E Blok 4 numaralı bağımsız bölümün maliki olduğunu, tüm yükümlülüklerini yerine getiren davacının evin içini de yaptırıp tahsis edilen taşınmaza yerleşmek için hazırlıklarını tamamladığında, tahsis edilen taşınmazın eğik olduğunu fark edip durumu kooperatife bildirdiğini, kooperatif yönetimince binanın eğri olduğunu bildiklerini, oturmak için bir tehlike arz etmediğini söylediklerini, ancak aynı blokta bağımsız bölüm maliki olan Cemal Baykara'nın yaptırmış olduğu tespitte binanın iskana açılamayacağı, can ve mal güvenliği açısından tehlike arz ettiğinin ortaya çıktığını, yönetim kurulu üyeleri olan diğer davalıların kooperatifin inşaatını emanet usulü ile yaptırarak gerekli titizliği göstermediklerini, binanın bu şekilde yapılmasından dolayı sorumlu olduklarını, diğer üyelerin taşınmazlarına yerleşmelerine rağmen müvekkilinin bir anda ortada kaldığını ileri sürerek, müvekkiline verilen taşınmaz değerinin aynen ve söz konusu taşınmazı kullanamamaktan dolayı oluşan şimdilik 4.000.000.000-liranın, ıslah dilekçesi ile de 14.000.000.000.- liranın davalılardan temerrüt faizi ile birlikte müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalı kooperatifte kuranın çekilmediğini, konutların tahsis edilmediğini, davacı tarafın henüz bir zararının oluşmadığını, 16.01.2001 tarihinde yapılan genel kurulda davalıların ibra edildiklerini, yetkili kurumların dava konusu edilen blokta oturulmasında sakınca bulunmadığını bildirdiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, binadaki eğriliğin zemin etüdünün gerektiği gibi yapılmamasından ve kaba inşaat safhasında plana uygun işlerin yapılmamış bulunmasından kaynaklandığı, davalılardan kooperatif dışındaki davalıların emanet komisyonu üyeleri olmalarına rağmen inşaatın başlangıcından itibaren bu görevde olmadıkları, değişik şahısların değişik zamanlarda bu görevi yaptıkları, bu nedenle anılan komisyon üyesi olan davalıları sorumlu tutmanın mümkün olmadığı, sorumluluklarının ağır ihmal veya kasıttan dolayı genel kurula karşı olduğu, kaldı ki işbu davada bu üyelerin kasıt ya da ağır ihmallerinin ileri sürülmediği gerekçesiyle, davalılardan Mustafa Yaşar Kelleci ve Kamil Civil aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kabulüne ve davacının kooperatif üyeliğinin iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalılardan kooperatif vekili temyiz etmiştir.
1- Hüküm, davacı vekili tarafından katılma yolu ile temyiz edilmiş olup, temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydı yapılmadığı gibi, temyiz harcı da yatırılmamıştır. Bu durumda, usulüne uygun ve süresinde bir temyiz başvurusu bulunmadığından, HUMK. nun 432/4. maddesi uyarınca davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalılardan kooperatif vekilinin temyizine gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalılardan kooperatifin diğer davalılar ile zararın doğmasına neden olan ve sorumluluğu belirlenen dava dışı diğer yöneticilere rücu edebilmesinin tabii bulunmasına, iş bu davada verilen kararın iç ilişkiye dayalı olarak açılacak davada kesin hüküm teşkil etmesinin mümkün görülmemesine göre, aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Ancak, karar kesinleştiğinde davalılardan kooperatif oluşan bu zararı davacı da dahil olmak üzere tüm ortaklardan aidatlarla tahsil edeceğine göre, istemin aşılamayacağına ilişkin HUMK 74. madde hükmü de gözetilmeden ve davacıyı bu yükümlülükten kurtarır şekilde davacının kooperatif üyeliğinin iptaline karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılardan kooperatif vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle, kooperatif vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, alınmadığı anlaşılan 11.20 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy