(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Çanakkale Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.01.2004 tarih ve 2001/1220-2004/46 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı kooperatif vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, asıl davada davalı kooperatifin, üyesi olan müvekkillerine 10.07.2001 tarihli iki adet ihtarname göndererek davacı Melike Yapıcı'nın 11.541.178.140.-lira, diğer müvekkilinin ise 577.178.140.-lira borçları bulunduğu ve 30 gün içinde ödememeleri halinde ihraç edileceklerinin bildirildiğini, oysa müvekkillerinin herhangi bir borçlarının bulunmadığını alacaklarının aidat borçlarına karşılık kooperatif kayıtlarında mahsup edildiğini, birleşen davada ise, davalı kooperatifin üyesi olan müvekkiline çektiği ihtarname ile toplam 5.667.356.280.-lira borcunun ödenmesinin istendiğini, oysa borcunun bulunmadığını ileri sürerek, müvekkillerinin anılan miktar kadar davalı kooperatife borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince yönetim kuruluna kooperatif adına borç alma, borçlanma yetkisi verilmediğini, bu nedenle davacılardan eski kooperatif yöneticisi olan Yusuf Ziya Yapıcı'nın kooperatiften alacaklı olmasının yasal olarak mümkün olmadığını, esasen 26.05.2001 tarihli olağan genel kurulunda kooperatifin yönetim kuruluna borcu olduğu ileri sürülen 13.500.000.000.-liranın ödenmemesine karar verildiğini, genel kurulca kabul edilmeyen borçların bir başka üyeye temlikle aidat borcuna mahsup edilmesinin mümkün olmadığını savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacıların davalı kooperatiften olan alacaklarının mahsup edildiği gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise kısmen kabulü ile davacının davalı kooperatife 634.000.000.-lira borcundan başka borcu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Dava ve birleşen dava, borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacılar vekili asıl davada, müvekkillerinin davalı kooperatiften olan alacaklarının aidat borçlarına karşılık olarak istemleri üzerine davalı kooperatif kayıtlarında mahsup edildiğini, ihtarnamede belirtilen miktarda borçlarının bulunmadığını ileri sürmüş, davalı vekili davanın reddini savunmuş, mahkemece, yazılı şekilde karar verilmiştir.
Ancak, davacılardan Yusuf Ziya Yapıcı'nın yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde borç verdiği, bu nedenle alacağının asıl davadaki diğer davacıda dahil olmak üzere aidat borçlarına mahsup edildiğini iddia ettiğine göre, bu iddianın ispatı da davacı tarafa düşer. Böyle bir borç, başka bir deyişle ödünç verme olgusunun da kesin delillerle kanıtlanması gerekir. Davacı Yusuf Ziya'nın, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda davalı kooperatiften alacaklı gözükmüş ise de, adı anılan davacının bu alacağını, kooperatif kayıtları yanında kasa belgeleri ile ispat etmesi gerekir.
Bu durumda, mahkemece, anılan davacının davalı kooperatifin yönetim kurulu üyesi olduğu gözetilmek, ödeme yapıldığı belirtilen şahıslara kooperatif gelirlerinden mi yoksa davacı Yusuf'un şahsi parasından mı ödeme yapıldığı, eş söyleyişle ödemenin hangi kaynaktan yapıldığı belli edilmek, davacının bu alacağını, kooperatif kayıtları ve kasa belgeleri ile kanıtlaması gerektiği göz önünde bulundurulmak, borç olarak verildiği iddia olunan paranın kooperatif kasasına girip girmediği, bu konunun kooperatif genel kurullarında görüşülüp görüşülmediği ve sonuçları tespit edilmek, hangi nedenle bu borcun ödendiği, tanık beyanlarında konu edilen ödemelerin ya da borcun kaydının olup olmadığı belirlenmek, davacı tarafından dayanılan delil ve belgelerin gerçeği uygun olup olmadığı ve davalı kooperatifin borç almasına gerek bulunup bulunmadığı, kooperatifin ortaklardan temin ettiği gelirler ile kayıt ve kasa belgeleri incelettirilerek açıklığa kavuşturulmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı kooperatif yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy