(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 08.07.2003 tarih ve 2002/1052-2003/796 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ayrı ayrı davalılar vekillerince tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı sigortacının, TTK. nun 1301. maddesi hükmüne dayalı olarak davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair tesis edilen hüküm, (ayrı ayrı) davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK'nun.1301 madde hükmüne dayalı kasko sigorta rücu davasıdır.
Davalılardan Muhsin Kula asıl davada otoparkın işleticisinin diğer davalı şirket olduğunu savunarak husumet itirazında bulunmuş olup bu itiraz hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeksizin bu davalı yönünden doğrudan işin esasına girilerek eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, davacının sigortalısının çalınan aracı bulunarak 21.09.2001 günü teslim tutanağı ile sigortalıya teslim edilmiş olup sigortalı teslim tutanağında çalınan otoda gözle görülür hasarının bulunmadığını, motor ve yürüyen aksamdaki hasarlar için teknik serviste tespit yaptıracağını imzası ile beyan etmesine rağmen, aradan uzunca sayılabilecek bir süre geçmesinden sonra, gözle görülebilen hasarlarda dahil edilerek belirlenen 14.11.2001 tarihli ekspertiz raporuna dayalı hasar miktarına, bilirkişi tarafından hasarların çalınmadan mı yoksa sigortalıya teslimden sonra mı meydana geldiği hususundaki kuşkunun açıkça işaret edilmesine rağmen, hükmedilmesi kabul şekli bakımından doğru bulunmamıştır.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, teslim tutanağı, ekspertiz rapor tarihleri gözetilmek, kontak anahtarı ve kilit işçiliği dışındaki hasarların çalınmadan kaynaklanmayıp sigortalıya teslimden sonra meydana geldiği kabul edilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yazılı hasar miktarına hükmedilmesi isabetli bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalıların (ayrı ayrı) temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 21.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy