(6762 S. K. m. 1311, 1312)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.12.2003 tarih ve 2002/874-2003/1498 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir L. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilin sahibi bulunduğu ve sürekli nakliyesini yaptırdığı muhtelif emtiaları nakliye sırasında meydana gelecek hasarlara karşı davalı sigorta şirketine nakliyat sigorta yaptırdığını, müvekkili şirketçe 23.11.2001 ve 03.12.2001 günü, alıcısına ulaştırılmak üzere gönderilen kamyonların emtialarla ortadan kaybolduğunu, davalı sigorta şirketince poliçeye verilen teminatının kamyon klozu ile sınırlı olduğundan bahisle ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 20.000- USD nin temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketçe tanzim edilen Nakliyat Sigorta Poliçesinde sevkiyat sırasında kamyonun devrilmesi, çarpışması ve doğal afetler sonucu emtialara gelebilecek kayıp ve zararlar karşılığında meydana gelebilecek hasarların poliçe teminatı altına alındığını, kamyon sürücülerinin emniyeti suistimal suretiyle mallarla birlikte ortadan kaybolması poliçe teminatı kapsamı içerisinde yer almadığını, istemin dahi fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, sigortalanan emtiaların tamamının tacir olan davacının kendisinin temin ettiği nakliye araçları ile nakledildiği, teslimi gereken yerlere teslim edilmediği, Emtea Sigortası Genel Şartlarının 4/b maddesinin vasıtanın sigortalı emtialarla birlikte kayboluşunu teminat kapsamı içine almadığı, poliçe ya da ek klozda da bu yönde özel bir hükmün bulunmadığı, meydana gelen kaybolmanın poliçe kapsamı dışında kaldığı, davacının iddia ettiği gibi tam ziya klozunun varlığı kabul edilse bile malların yok olmasının eylemli bir yok olma hali olmayıp dolandırıcılık niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, nakliyat sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Nakliyat Sigorta Poliçesinin Kamyon Klozu çerçevesinde düzenlendiği dosya kapsamı ile sabit olup uyuşmazlık, anılan bu klozdan ne anlaşılması gerektiği noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, hükme dayanak yapılan bilirkişi kurulu raporunda, bu klozdan ne anlaşılması gerektiği açıklanmamış, bu klozun teminatının neleri kapsadığı da aydınlığa kavuşturulmamış, somut olay çalınma olarak vasıflandırılarak, Emtea Sigortası Genel Şartlarının 4 ncü madde hükmü çerçevesinde davalı sigortanın sorumlu olmayacağı sonucuna varılmıştır. Oysa, sigortalı emtia dava dışı taşıyıcıya rıza ile teslim edilmiş olup sigortalı emtia yüklü kamyonun ortadan kaybolması emniyeti suistimal olup çalınma olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü gerekir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıdaki açıklamalar ve özellikle kamyon klozu çerçevesinde somut olay değerlendirilip sonucuna göre karar verilmek gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy