(4721 S. K. m. 2) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.01.2004 tarih ve 2002/1419 - 2004/89 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatif üyesi olan müvekkillerine, 11.05.1994 ve 15.01.1995 ve 19.03.1995 tarihli bazı tebligatların bildirildiği adrese ihraca esas ihtarnameler gönderilmeden 22.03.1998 tarihli genel kurul tutanağına sonradan elle ilave edilen ibareler ile ihraç kararı alındığını, kararın tebliğ edilmediğini, müvekkillerinin 25.11.2002 tarihinde hisselerini devir için kooperatife geldiklerinde ilk kez öğrenip bu davayı açtıklarını ileri sürerek, genel kurulda alınan ihraç kararının iptalini, üyeliklerinin ve borçlarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, adres değişikliğini bildirmedikleri için davacılara ulaşılamadığını, davacılarında yıllardır uğramadığını, gazete ilanları ile ihtarnamelerin tebliğ edildiğini, ihracın onaylandığı 22.03.1998 tarihli genel kurul kararından çok sonra açılan bu davanın süre yönünden reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, dosya kapsamına, benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıların sonraki yıllarda ödemeleri yaptıkları adreslerine değil, ortaklık senedindeki ilk adrese ilk ihtarnamenin gönderilmesi nedeniyle davacılara ulaşılamadığı, 2 nci ihtarnamenin mahalli gazete ile yapıldığı, adres araştırmalarına başvurulmadığı, bu durumda usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmedikleri, davanın beyan edilen tarihe göre süresinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, borçların tespiti istemlerinin geri alınması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
1- Dava, davacıların ihraçlarına ilişkin genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinde, 1994 ve 1995 tarihli ihtarnameler üzerine davacıların ödemede bulundukları, ihraca ilişkin 22.03.1998 tarihli genel kurul kararını, 25.11.2002 tarihinde hisse devri için kooperatife geldiklerinde ilk kez öğrendikleri ileri sürülmüş, yanıt dilekçesinde, davacıların yıllardır kooperatife uğramadıkları savunulmuş; hükme esas bilirkişi raporunun bir bölümünde, davacıların en son 1995 yılı Ekim ayında ödeme yaptıkları, bir daha kooperatif ile irtibata geçmedikleri bildirilmiş ise de, bu yön mahkemece tartışmasız bırakılmıştır.
Ödeme yükümlülüklerinin akıbetini takip etmeyen ortakların, uzun yıllar boyunca kooperatifle bağlantı kurmamaları ve genel kurullara katılmamalarından çok sonra dava açmalarının MK. nun 2. maddesi hükmüne aykırı düşüp düşmediğinin tartışılması gerekir.
Mahkemece, bu ilkenin somut olay bakımından değerlendirilmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy