(1163 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mudanya Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.03.2004 tarih ve 2001/539 - 2004/126 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatife 11.03.1999 tarihinde üye kabul edilerek kendisinden 7.500.000.000.-TL.lık çek alındığını, tüm yükümlülüklerini yerine getirip genel kurullara katıldığını, yönetimin değişmesinden sonra müvekkilinin üye olarak kabul edilmeyerek muaraza çıkarıldığını ileri sürerek, kendisine verileceği taahhüt edilen D Blok 4 numaralı dairenin adına tescilini olmadığı taktirde verilen paranın ödeme tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, genel kurul kararı olmadan yönetim kurulunun davacıya yaptığı satışın geçerli olmadığını, davacının öncelikle üye olduğunu tespit ettirmesi gerektiğini, bu konuda kayıt bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacının basiretli bir üye olarak üzerine düşen ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiği, yönetim kurulu tarafından üye kaydının usulüne uygun yapılmamasının davacıyı bağlamayacağı, davacının tescil istediği dairenin başkası adına tahsis edildiği, bilirkişi raporundaki tercih hakkını 8 nolu daire için kullandığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının davalı kooperatif üyesi olduğunun tespitine, D Blok 8 nolu dairenin davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalı kooperatife sabit bir ücret vermek suretiyle üye olup olmadığı ve taahhüt edilen dairenin veya bedelinin davacıya verilip verilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, davacının üye olarak kabulü ile dairenin adına tesciline karar verilmiş ise de, yapılan tartışma ve inceleme karar vermeye yeterli değildir.
Davacı, kooperatife 7.500.000.000.-TL vermek suretiyle üye kabul edildiğini ve D Blok 4 numaralı dairenin kendisine verileceğinin taahhüt edildiğini ileri sürdüğüne göre, öncelikle kooperatif kayıtları üzerinde inceleme yapılarak davacıdan başka üyelere de bu şekilde tahsisler ile üye kayıt işlemleri yapılıp yapılmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
Bu şekilde yapılacak inceleme neticesinde başka ortaklara da bu yolla tahsis yapıldığının belirlenmesi halinde davacıya yapılan tahsisin geçerli olduğunun kabulü zorunludur. Ancak bu durumda kooperatif üyeleri arasında ödemelerdeki eşitlik ilkesinin zedelenmemesi amacıyla davacının ödemelerinin diğer üyelerin ödemeleri ile karşılaştırılması ve arada davacı aleyhine fark olduğu taktirde bu miktarın yatırılması durumunda dairenin davacı adına tahsisi veya ferdileşmeye geçilmiş ise tescili mümkün olabilecektir.
Yapılan inceleme neticesinde, davacıdan başka üyelerde bu şekilde tahsislerin gerçekleşmediğinin belirlenmesi halinde davacıya yapılan tahsis işleminin de geçerli olamayacağı, usulüne uygun olarak üye olmayan davacının bu durumda ancak verdiği miktarı geri isteyebileceği kabul edilerek bu yönde bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy