(1086 S. K. m. 438) (Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları m. B.3)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bayburt Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 08.04.2004 tarih ve 2001/143 - 2004/62 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı sigorta şirketine kasko sigortası ile sigortalı olduğunu aracın geçirdiği kaza sonucu hasarlandığını, rizikonun davalıya ihbar edilmesine rağmen, sigorta bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, 7.850.000.000. TL.sının kaza tarihinden itibaren davalıdan faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, kaza sonrası alınan ihbar neticesinde aracı sürücü ehliyeti bulunmayan araç maliki Yavuz Tekin tarafından kullanıldığının tesbit edildiğini, hasarın teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davanın kısmen kabulü ile 5.887.000.000. TL.sının kaza tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigorta poliçesiyle sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortacıdan tazmini istemine ilişkindir.
Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın B.3.1 nci maddesine göre sigortacı, hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren en geç 15 gün içinde gerekli incelemeleri tamamlayıp hasar ve tazminat miktarını tespit edip sigortalıya bildirmek zorundadır. Dosya içerisinde bulunan ekspertiz raporu 23.01.2001 tarihinde düzenlenerek davalı şirkete sunulmuştur. Sigortalı araçtaki hasarın belirlenmesi bir incelemeyi gerektirmektedir. Ekspertiz tarafından gerçek zararın tespitinden sonra davalı sigorta şirketinin sigorta teminatını ödeme yükümlülüğünün doğduğunun kabulü ile ekspertiz raporunun düzenlenme tarihinden itibaren davacı yararına temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde kaza tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın HUMK.438/7 nci maddesi hükmü uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentlerde yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının birinci bendinde yer alan kaza tarihinden ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine, 23.01.2003 tarihinden ibaresinin konulmasına kararın işbu düzeltilen şekli ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy