(818 S. K. m. 60, 105, 125)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 10. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.03.2003 tarih ve 2002/563 - 2003/129 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi P.Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, E. İnş. A.Ş.nin müvekkili bankaya olan kredi borcu nedeniyle davalı Ş'nin maliki olduğu, müvekkiline ipotekli taşınmazlar için İcra takibi yapılarak diğer davalılara ihale olunduğunu, davalıların işbirliği içinde hareket ederek, satış bedelinin dosyaya geç ödenmesini sağlamak için davalı Ş'nin ihalenin feshi davası açtığını, bu nedenle satış bedellerinin geç ödendiğini ileri sürerek, şimdilik 1.000.000.000.- TL tazminatın faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, bu nedenle reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın ihale bedelinin geç alınması sonucu uğranılan munzam zararın tazmini istemine ilişkin olduğu ve BK'nun 60'ıncı maddesine göre bir yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, icra dosyasına ödenmesi gereken paranın geç yatırılması nedeniyle uğranılan faiz dışında kalan kar mahrumiyeti zararının tahsili istemine ilişkindir. Davanın açıklanan bu niteliğine göre ihale bedelinin geç alınmasından dolayı uğranılan munzam zararın tazmini istenmektedir. Mahkemece de dava bu şekilde nitelendirilmiş olmasına rağmen, istemin haksız eylemden doğan tazminata ilişkin olduğu gerekçesiyle BK'nun 60'ıncı maddesi uyarınca bir yıllık zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
BK'nun 105'inci maddesinde düzenlenen ek tazminat alacağı haksız eylem, sebepsiz zenginleşme veya sözleşmeden doğan bir alacağın temerrüde uğraması nedeniyle oluşmakta, bir alacağın temerrüde uğraması ise, esas alacağın kaynaklandığı hukuki işlem veya olaydan ayrı ve farklı bir hukuki sebep teşkil etmektedir. Başka bir anlatımla, BK'nun 105'inci maddesindeki tazminatın hukuki sebebi, kaynağı hangi tür hukuki ilişki olursa olsun, alacağın temerrüde uğraması, ödenmemesi veya zamanında ödenmemesi gibi ayrı bir hukuka aykırılıktır. Buna göre, munzam zarar tazmin yükümlülüğünün asıl borç ve temerrüt faizi ödeme yükümlülüğünden farklı, temerrütle oluşmaya başlayan ve zaman içerisinde artarak devam eden asıl borçtan bağımsız bir borç olmasına, BK'nun 105'inci maddesinde zamanaşımına ilişkin ayrık bir düzenleme öngörülmemesine göre bu alacağın aynı yasanın 125'inci maddesindeki 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunun kabulü gerekmektedir. Munzam zararın açıklanan kendine özgü hukuki yapısı dikkate alındığında zamanaşımı süresinin başlangıcının bu alacağın muaccel olduğu zamandan itibaren işleyecek olduğu da dikkate alındığında somut olayda, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla mahkemece yargılamaya devam olunarak işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 14.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy