(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.06.2003 tarih ve 2001/592-2003/469 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı taraftan 1600 USD alacağının tahsili için icra takibi yaptığını, ödeme emrinin 2.5.2001 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı tarafından 7.5.2001 tarihli dilekçeyle borcun tamamına itiraz edilerek takibin durduğunu, 8.5.2001 tarihinde ise 1.500 USD ödeme yaptığını, bakiyesi 100 USD ile yargılama giderlerini ödemediğini ileri sürerek, bu miktar için itirazın iptaline, takibin devamına,1600 USD üzerinden % 40 inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dilekçesinin miktar itibariyle görevden reddinin gerektiğini, müvekkilinin takip kesinleşmeden borcunu ödediğini, inkar tazminatı isteminin yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının davacıya 1600 USD borcunun olduğu, 1500 USD yi ödediği, takip tarihi itibariyle asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı 199.205.125 TL borcunun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, 100 USD karşılığı 122.086.940 TL üzerinden icra inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmiştir.
1- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı vekilinin 1600 USD alacağın fiili ödeme tarihinde Türk Lirası karşılığının tahsil edilmek üzere davalı aleyhine icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin tebliğinden sonra süresinde davalının borcun tamamına itiraz ettiği, aynı gün alacağın 1500 USD.'lık kısmını davacıya haricen ödediği, davanın, alacağın bakiyesi olan 100 USD lik kısmına yönelik itirazın iptali ile tamamı üzerinden icra inkar tazminatı hükmedilmesine yönelik olarak açıldığı uyuşmazlık konusu değildir. Dava edilen alacak, uyuşmazlık konusu alacağın son kısmına ilişkindir. HUMK. nun 1 nci maddesi hükmüne göre görev, dava olunan şeyin değerine göre belirtilmiş ise, görevli mahkemenin tespitinde, davanın açıldığı gündeki değer esas tutulur. Aynı düzenlemeye göre, faiz, icra tazminatı ve giderler görevin tespitinde hesaba katılmaz. Dava açıldığı tarih itibariyle değer ve miktarı 400 milyon TL.'sını geçmeyen davalar Sulh Hukuk Mahkemesinde, aşan davalar ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılması gerekir. Uyuşmazlık konusu olayda dava değerinin 400 milyon TL sını aşmadığı sabittir. Davacı vekili, itiraz edilen 1600 USD karşılığı TL üzerinden inkar tazminatı hükmedilmesini istemiş ise de inkar tazminatı tutarı görev belirmede dikkate alınmayacaktır. Her ne kadar dava Asliye Hukuk Mahkemesine açılmış ise de davalı vekili hüküm kurulmadan önce açıkça görev itirazında bulunmuştur. Görev kuralları kamu düzenine ilişkindir. O halde mahkemece, miktar ve değer itibariyle davada Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu dikkate alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde esasa girilip hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 18.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy