(2004 S. K. m. 67) (1163 S. K. m. 17) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.12.2003 tarih ve 2003/245-2003/688 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Kooperatif vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı iken 25.10.2000 tarihinde ortaklıktan ayrıldığını, ayrılma yılına ait bilançonun 07.04.2001 tarihli genel kurulda görüşüldüğünü, bu tarihten itibaren otuz gün içinde müvekkiline ödediği aidatların iadesi gerekirken davalı kooperatif tarafından her hangi bir ödeme yapılmadığını, yapılan icra takibine karşı davalının haksız olarak itirazda bulunarak takibin durmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, davalı kooperatifin itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ihraç edilen veya istifa eden üyelere yapılacak ödemelerin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikte bulunduğu için genel kurulda zorunlu olarak ödemelerin üç yıl süre ile ertelenmesine karar verildiğini, ayrılan hiçbir üyeye geri ödeme yapılmadığını, yasaya uygun olarak alınan erteleme kararı karşısında üç yıllık süre dolmadan ve alacak muaccel olmadan davacının ödemelerin iadesi için dava açma hakkı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,2000 yılı bilançosunun genel kurulda görüşülüp onaylanmak suretiyle kesinleştiği, bir ay sonrası olan 07.05.2001 tarihinde davacı alacağının muaccel hale geldiği, bilirkişi raporuna göre de, davacının alacağının 2001 yılı bilançosunun kabul edildiği 15.06.2002 tarihindeki genel kurul toplantısında kesinleştiği, 15.07.2002 tarihi itibariyle davacı alacağının muaccel hale geldiği, davanın yasal sürede açıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
1- Dava, ayrılan ortağın kooperatife ödediği aidatların iadesi amacıyla yaptığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacının 25.10.2000 tarihinde ortaklıktan ayrıldığı ve ayrıldığı yıla ait bilançonun 07.04.2001 tarihli genel kurulda görüşüldüğü hususlarında taraflar arasında bir çekişme bulunmamaktadır. 1163 sayılı Kooperatifler Yasası'nın ayrılan ortakların kooperatif üzerindeki haklarını düzenleyen 17. maddesi ile ana sözleşmenin ilgili maddesi uyarınca, ayrılan ortaklara ayrıldığı yıla ait bilançoya göre hesaplanacak haklarının bu bilançonun genel kurulda kabul edilerek kesinleşmesinden itibaren bir ay içinde ödenmesi, genel kurulda ödemelerin geciktirilmesi yönünde karar alınmamış olması şartına bağlı tutulmuştur. Ayrılan veya ihraç edilen ortaklara yapılacak ödemelerin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürmesi söz konusu ise genel kurulda alınacak karar ile ödemelerin üç yıl süreyle ertelenmesi mümkündür.
Davalı kooperatifin 07.04.2001 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında ayrılan veya ihraç edilen ortaklara yapılacak ödemelerin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşüreceği gerekçesiyle üç yıl süre ile ertelenmesine karar verilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacıya 2001 yılı bilançosuna göre ödeme yapılabileceği belirtilerek bu yıla ait bilançonun kabul edildiği 15.06.2002 tarihinden bir ay sonrası olan 15.07.2002 tarihinden itibaren davalı kooperatifin temerrüde düştüğü belirtilmişse de, yapılan inceleme yeterli değildir. Bilirkişi tarafından sadece davacı ortağın kooperatiften olan alacağı yönünden değerlendirmede bulunulmuştur. Bu itibarla mahkemece, kooperatif ve muhasebe işlerinden anlar uzman bilirkişilerden oluşturulacak kurul aracılığıyla kooperatife ait defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yaptırılarak, öncelikle istifa veya ihraç nedeniyle kooperatif ortaklığı sona erenlerin tümü birlikte değerlendirilmek suretiyle yapılacak ödemelerin kooperatif mevcudiyetini tehlikeye düşürüp düşürmeyeceği ve dolayısıyla genel kurulun aldığı erteleme kararının yerinde olup olmadığı hususunda denetlenebilir ve hükme dayanak yapmaya elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı kooperatif vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA; 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı kooperatif vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy