(6762 S. K. m. 781)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 15.04.2003 tarih ve 2001/634-2003/317 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile davalı A Uluslararası Nak.San. ve Tic.A.Ş. tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.11.2004 gününde davacı avukatı Pelin K ile davalı A Uluslararası Nak.San. ve Tic.A.Ş. avukatı Fevziye Ç ve asil Saim A gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait sigara emtiasını taşımayı üstlenen davalı şirketin diğer davalıların sahip ve sürücüsü olduğu araç ile taşımayı yaptığı sırada aracın kaza yapması sonucu emtianın telef olduğunu ileri sürerek 202.500.000.000.-TL zararın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket, müvekkilinin davacı şirket zararı olarak 160.000.000.000.-TL.nı ödediğini, Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 2/1 nci maddesi gereğince davacının emtiasının yine davacının bölge müdürlüğüne taşınması işinin vergiyi doğuran olay kapsamında olmadığından KDV sorumluluğu bulunmadığını, zayi olan mal toptancı veya bayie satılmadığından toptancı ve bayii kârı istenemeyeceğini, talep edilen bedel içindeki "satış giderinin" ise emtianın yükleme, boşaltma, depolama ve taşıma giderlerinden oluştuğunu, oysa sözleşme gereğince yüklemenin ve taşımanın müvekkilince yapıldığını ve taşıma ücreti ödenmediğini, davacının boşaltma ve depolama masrafı yapmadığını, harp malülleri fonunun ise satış sonrasında davacının kasasına girmeyecek bir miktar olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Bülent, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının taşınmak üzere davalı şirkete teslim ettiği sigara emtiasının kaza sonucunda zarar gördüğü, davalının zarara karşılık davadan önce 160.800.000.000.-TL ödeme yaptığı, bakiye zararın KDV ve buna bağlı olarak diğer vergiler ile fon ve satış kârı karşılığı oluştuğu, emtianın taşınmak üzere davalıya teslimi ile vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği teslim ( olay ) tarihinden itibaren faiz isteminin yerinde görüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 41.700.000.000.-TL.nın 29.01.2001 den itibarın reeskont oranı üzerinden faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, fazla istemin reddine, kabul ve redde göre taraflar yararına ücreti vekalet verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, tarafların vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına ve taraflar arasındaki taşıma sözleşmesine ek şartnamenin 9/2 nci maddesi ile taşıyıcının teslim aldığı ürünlere verilecek zarar nedeniyle ürünün satış bedeli üzerinden zararı nakden karşılayacağının benimsenmiş olmasına, davalı taşıyıcının başka taşımalar ile ilgili olarak oluşan zararlar nedeniyle istihkaklarından yapılan kesintiler açısından açtığı borçlu olmadığının tespiti davalarının da aynı gerekçeyle reddedilip kesinleşmiş bulunmasına, Dairemizin emsal 1997/7071-8670 sayılı ilamı ile de davalı taşıyıcının fon ve vergiler dahil satış bedelinin tümünden sorumluluğunun benimsenmiş bulunmasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince; davalının mal bedeline karşılık davacı yana davadan önce kısmi ödeme yaptığı ve davacı vekili de 13.06.2001 tarihli ilk oturumda davalının bu ödemesi kabul edilmiş ve ödeme tarihine kadar olan işlemiş faiz alacağı saklı tutulmuştur.
Mahkemece, delillerin toplanması aşamasına geçilmeden önce kabul edilen bu alacak kısmı açısından davanın konusu kalmadığına ve karar verilmesine yer olmadığına karar verilmek gerekir iken, red kararı verilmesi doğru görülmediği gibi, ödenen bu kısım için ödeme tarihine kadar işlemiş faize hükmedilmemesi de doğru olmadığından kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir edilen 375.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 2.243.920.000.-lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 02.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy