(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.03.2004 tarih ve 2002/254-2004/157 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyeliğinden istifasına rağmen, aidatlarının iade edilmemesi üzerine 3.396.000.000 lira aidat alacağının temerrüt faiziyle birlikte tahsili için başlattıkları takibin, davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini, % 40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiş, % 40 kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının asıl alacağın bir bölümüne, işlemiş faiz isteminin tamamına itiraz ettiği gerekçesiyle, buna göre davacının itirazın iptali isteminin kısmen kabulüne, %40 icra-inkar tazminatının tahsiline, davalının kötüniyet tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
1- Dava, davalı kooperatif üyeliğinden istifa eden davacının yaptığı ödentilerin iadesi için başlattığı takibe davalının vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava dilekçesinde işlemiş faiz miktarına ilişkin itirazın da iptali istendiği halde sadece itiraz edilen asıl alacak bölümüne ilişkin peşin karar ve ilam harcı yatmış ve yargılama sırasında da sonradan harç tamamlatılmamış ise de, yargılamanın bitmesi ve hüküm fıkrasında, işlemiş faiz üzerinden de hesaplanan bakiye karar ve ilam harcına hükmedilmiş olması karşısında, davalı vekilinin eksik harcın yargılama sırasında tamamlatılmadığına ve bu durumda davanın işlemiş faize itirazın iptaline ilişkin olmadığının kabulü gerektiğine ilişkin ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Borçlar Kanunu'nun 104/son madde ve fıkrası uyarınca, gecikme faizine faiz yürütülmesi mümkün değildir. Mahkemece, itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmek suretiyle, takip talebinde yer alan asıl alacak ve işlemiş faiz toplamına tekrar faiz yürütülmesi isteği de kabul edilmiş, bu suretle açıklanan madde hükmü ihlal edilmiş olmaktadır. Mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, HUMK nun 438/7 nci madde ve fıkrası uyarınca kararın aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, diğer temyiz itirazlarının kabulü ile kararın HÜKÜM bölümünün ilk paragrafının sonuna, 537.400.000 lira asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal % 60 temerrüt faizi uygulanmasına, artan ve eksilen oranların dikkate alınmasına kelime grubunun eklenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy