(1086 S. K. m. 284) (Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları m. 1, 3, 4, 8)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.03.2004 tarih ve 2002/280-2004/97 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, asıl ve birleşen davada yer alan tüm müvekkillerinin murisi olan Bülent Akça'nın, futbolcusu olduğu Muğlaspor Klubü ile davalı sigorta şirketi arasında imzalanan Profesyonel Futbolcu Poliçesi ile sigortalı olduğunu, spor karşılaşması sırasında oyun içerisinde rahatsızlanarak kaldırıldığı hastanede öldüğünü ileri sürerek, poliçede yazılı ölüm limiti olan 7.000.000.000 liranın asıl ve birleşen davada müvekkillerine faiziyle verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, poliçenin kaza sigortasına ilişkin olduğunu, oyun içerisinde bir darbeye maruz kalmayan murisin, kalp krizi nedeniyle öldüğünü, futbol karşılaşmasından kaynaklanmayan bu ölümün teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına, dinlenen tanık beyanlarına ve benimsenen sigortacı bilirkişi raporuna göre, murisin oyuna girdikten 10 dakika sonra ayakkabı bağını bağlamak üzere eğildiğinde aniden rahatsızlanıp, hastaneye kaldırıldığı ve öldüğü, bu ölümün kaza sonucu meydana gelmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, her iki davada davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl ve birleşen dava, profesyonel futbolcu poliçesinde yazılı ölüme ilişkin sigorta bedelinin ödenmediği iddiasına dayalı alacak isteminden ibarettir.
Çekişme, davacılar murisinin ölüm şeklinin poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmıştır.
Mahkemece, davacıların murisi sigortalı futbolcunun futbol karşılaşması sırasında bir ara ayakkabı bağını bağlamak üzere eğildiğinde aniden rahatsızlanıp kaldırıldığı hastanede öldüğü, bu ölümün kaza sonucu olmadığı sonucuna varılmakla, poliçenin ferdi kaza sigorta türüne ilişkin olduğunun kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Oysa, poliçe üzerinde herhangi bir teminat ve limiti gösterilmemiş, genel ve özel koşulların sigorta ettirence kabul edildiği açıklamasıyla yetinilmiştir. Bu itibarla, öncelikle, bu genel ve özel şartlar taraflardan istenerek, poliçenin ferdi kaza sigorta türüne ilişkin olup olmadığı ya da davacının iddia ettiği ve temyize getirdiği şekli ile salt ölümü teminat altına alan bir başka can sigortası türüne ilişkin olup olmadığının kesin olarak belirlenmesi gerekmektedir. Şayet ferdi kaza sigorta türüne ilişkin olduğu sonucuna varılırsa, dosyada bir kitaptan fotokopileri çekilmiş ferdi kaza sigortası genel şartları, poliçeye ekli genel şartlar ile aynı ise, 3 ncü maddenin, ani bir hareket neticesinde adale ve sinirlerin incinmesi, burkulması ve kopmasından doğan ölüm halinin de kaza sayıldığına ilişkin b bendi hükmü ile, 4 ncü maddenin her nevi hastalıklarla bunların neticelerinin ve marazi bir halin doğurduğu ölüm halinin kaza sayılamayacağına ilişkin a bendi hükmü ile 8 nci maddenin, kazanın derhal ya da bir yıl içinde ölüme neden olması halinde teminat içinde olduğuna ilişkin a bendi hükmü üzerinde yeterince durulmalıdır. Bu hususların tıbben tesbiti gerekmekte olup, esasen hükme esas alınan sigortacı bilirkişisi de raporunun bir bölümünde, futbolcunun karşılaşma sırasında alabileceği bir darbenin, bir süre sonra ölüm sonucunu doğurabileceğine, illiyet bağının tıbben tesbiti gerektiğine işaret edilmiştir. Tarafların dayandıkları ölüm formu fotokopisinde yer alan ölüm nedeni okunamamaktadır. Davacının dayandığı ve klüp yetkililerinin düzenlediği olay tutanaklarında, murisin maç sırasında koşarken birden bire düştüğü tespitine yer verilmiştir. Davacı tanıkları ise, murisin maç sırasında ayakkabı bağını bağlamak üzere eğildiğinde rahatsızlanması üzerine kaldırıldığı hastanede öldüğünü beyan etmişlerdir. Davacı tarafın dayandığı gazete haberlerine ilişkin fotokopilerinden birinde, murisin 2 yıl önceki bir maç sırasında dilinin döndüğü ve zor kurtarıldığı, diğerinde ise, solunum sıkıntısı çeken murisin, daha önce burun ameliyatı geçirdiği yazılıdır. Hükme esas bilirkişi raporunda da, bu haberlere yer verilmiş, 2 yıl önceden beri mevcut bir rahatsızlığın bu ölüm ile bağı olup olmadığının tıbbi bir konu olduğuna işaret edilmiş, ölüm öncesinde bir darbeye maruz kaldığına ilişkin dosyada bir bilgi bulunmadığı, ölümün kaza sonucu gerçekleşmediği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, mahkemece, tarafların dayandıkları sporcu sağlık dosyası, hastane kayıtları ve ölüm raporu aslı celbedilip, bundan sonra, üniversitelerin bazılarında bulunan ve bilirkişi raporlarında bahsedilen Spor Hekimliği kürsüsünden seçilecek bir uzman doktorun da yer aldığı başka bir bilirkişi kurulu oluşturulması, davacılar vekilinin raporu itirazını da değerlendiren ve yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde iddia ve savunmayı ayrıntılı olarak ele alan ve denetime de elverişli olan bir bilirkişi kurulu raporu alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2- Birleşen davada yer alan davacıların karar başlığında gösterilmemesi, HUMK. nun 388 nci madde hükmüne aykırı olup, hükmün kabul şekli bakımından bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy