(6762 S. K. m. 56, 57, 58) (1086 S. K. m. 7) (556 KHK. m. 61/A)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.03.2004 tarih ve 2002/861 - 2004/170 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 24.05.2005 günde davacı avukatı M. Y. ile davalı avukatı T. S. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. S. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin PINAR LABNE, LABANEH, PINAR LABANEH, LABNEM tescilli markaları ile LABNE tescil başvurusu sahibi olduğunu, müvekkiline ait PINAR markasının ise tanınmış marka sayıldığını, LABNEN markasıyla peynir üretim iznini 26.11.1984 yılında Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı'ndan aldığını, davalının müvekkilinin ürettiği peynire benzer bir peynir üreterek ambalajları üzerine müvekkilinin tescilli markaları ile iltibası yaratacak şekilde Labnen yazısını koyduğunu, ürün ambalajlarının da benzer bulunduğunu, davalının müvekkili markaları ile iltibas yaratmaya çalışarak, müvekkili markalarının davaya konu pastörize taze peynir ürünü yönünden 18 yılda ulaştığı tanınmışlık düzeyini kötüye kullanarak tüketicilerin aldatılması suretiyle haksız avantaj elde edilmesini amaçladığını ileri sürerek, davalı eyleminin, müvekkilinin tescilli markalarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalı eyleminin markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, markaya tecavüz ve haksız rekabet neticesi oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, LABNE sözcüğünün özellikle Ortadoğu ülkelerinde çok bilinen iştah açıcı aperatif olarak tüketilen yoğurtlu bir peynir cinsi olduğunu, hatta Suudi Arabistan tarafından standartlarının dahi belirlendiği, cins, çeşit belirten bu kelimenin bir başkasının inhisarına verilemeyeceğini, ihtilafa konu edilen ve kullanılmasının men'i istenilen ÜLKER İÇİM LABNE-LABANEH+Şekil markasının davalı şirketin de bünyesinde bulunduğu Yıldız Holding A.Ş. adına, yine AK LABNE tescilli markasının müvekkili şirket adına, ÜLKER İÇİM LABNE markasının Yıldız Holding A.Ş. adına tescilli bulunduğunu, usulünce tescilli bulunan bir markanın kullanılmaktan men'inin haksız rekabet hükümlerine dayanılarak talep edilemeyeceğini, davacı istemleri arasında usulüne tescilli markaların iptali-hükümsüzlüğünün bulunmadığını belirterek, davanın reddi ile hükmün ilanına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davacının beş ayrı markasının kendisi adına tescilli olduğu, davalının tescilli olduğunu belirttiği ve savunmasına dayanak yaptığı 2 markanın üçüncü şahıs Yıldız Holding A.Ş. adına kayıtlı bulunduğu, davalı tescilli markasının Ak Labne ibareli olup, davaya konu üreticinin tescilli markasıyla ilgili olmadığını, davalı tarafın üretip, piyasaya sunduğu peynirler üzerindeki Labanel sözcüğünün markada tali unsur değil, asli unsuru olduğu, anılan sözcüğün ambalajlar üzerindeki yazım tarzı ve ambalajlardaki benzerlik dikkate alındığında tüketici nezdinde yanılgı doğuracağı gerekçeleriyle, davanın kabulü ile davalı tarafından piyasaya sürülen peynirlerde yer alan Labneh ibaresinin, davacıya ait Pınar Labne, Labaneh, Pınar Labaneh, Labne ve Labnem markalarından faydalanma hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile haksız tecavüzün men'ine, davalı eyleminin TTK hükümlerine göre haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile men'ine, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 77 ve TTK.nun 63 ncü maddeleri uyarınca vaki tecavüzlerin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, karar özetinin ilanına karar verilmiştir.
1-) Dava, davacı adına tescilli markadan faydalanma hakkına davalı eylemlerinin tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinden bahisle açılmış, tespit, men, markaya tecavüz ve haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılması, hükmün ilanına karar verilmesi istemine ilişkindir.
556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin göreve ilişkin 71 nci maddesinde, bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen davalarda görevli mahkemenin ihtisas mahkemeleri olduğu hükme bağlanmıştır. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 16.09.2004 gün 396 sayılı Kararı ile Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kurulmamış olan ve ikiden fazla Asliye Hukuk Mahkemesi bulunan yerlerde üç numaralı Asliye Hukuk Mahkemesi ihtisas mahkemesi olarak belirlenmiştir. Mahkemelerin görevi, temyiz dahil yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınacağından, mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli İzmir 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiğinden, kararın bozulması gerekmiştir.
2-) Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin esasa ilişen temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir edilen 400.00 YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy