(Eşyaların Karayolundan Uluslar Arası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR) m. 37, 39)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Asliye 7. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.03.2004 tarih ve 2002/552 - 2004/52 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, Pınar süt Mamulleri A.Ş.'nin Hollanda'dan ithal ettiği süt kutularının taşınmasının davalıya ait tır ile yapıldığını, İzmir tahliyesinde bir kısım emtianın ezik ve kullanılmaz durumda olduğunun tespit edildiğini, nakliye sigortacısının davacı ve davalı aleyhine yaptığı icra takibine davacı ve davalının itirazı üzerine davacı aleyhine açılan itirazın iptali davasının müvekkili aleyhine sonuçlandığını, davanın davalıya ihbar edildiğini, dava sebebiyle müvekkilinin icra dosyasına 826.800.000.-TL ödediğini ve müvekkilinin TTK ve CMR hükümlerine göre fiili taşımayı üstlenen ve yükte hasarın oluşmasından sorumlu olan davalıya rücu edebileceğini ileri sürerek anılan meblağın 07.06.2002 ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont oranında faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, taşıma aktinden kaynaklanan bu davanın bir yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, taraflar arasındaki 20.05.1999 tarihli sözleşmede yüklemenin taşıtanın sorumluluğunda olduğunun belirtildiğini, yükleme ve istif hatalarından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını ayrıca CMR Konvansiyonu gereği ancak yıllık %5 oranında faiz talep edilebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, zamanaşımı definin yerinde görülmediği, taşıma senedine göre davalı taşıyıcının yüke yönelik bir çekince dermeyan etmeden yükü tesellüm etmesi nedeniyle yükün davalıya noksansız teslim edildiğinin kabulü gerektiği,dosyada yükün ambalajında bir zafiyet olduğuna ya da istifin muntazam yapılmadığına dair delil bulunmadığı, malların 16 kolisinin varma yerinde hasarlı olduğunun tutanakla tespit edildiği, hasarın taşıyanın sorumlu olamayacağı bir sebepten meydana geldiğinin de ispatlanamadığı, dolayısıyla sorumlu olmadığı hasar bedelini ödeyen davacının CMR Konvansiyonu'nun 37/a maddesi gereğince esas sorumlu davalıya rücu edebileceği, davacı tazminatı SDR olarak ödemediği için SDR hesabına göre işleyecek %5 faizin olayda uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 826.800.000.-TL'nin 07.06.2002 tarihinden itibaren işleyecek reeskont oranında faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre ve CMR Konvansiyonu'nun 39/4. maddesinde taşımacılar arasındaki rücu davalarında zamanaşımı süresinin ödenmesi gereken tazminat miktarını tayin eden son mahkeme kararının kesinleşmesi ya da böyle bir karar yoksa fiili ödeme tarihinden itibaren başlayacağının hükme bağlanmış olmasına ve davacının 7.6.2002 tarihinde ödeme yapması nedeniyle zamanaşımı itirazının reddinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 24.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy