(1086 S. K. m. 348) (1163 S. K. m. 16) (7201 S. K. m. 28)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01.03.2004 tarih ve 2003/661-2004/253 sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK. nun 3494 sayılı kanunla değişik 348/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin üyesi olduğu kooperatif Yönetim Kurulu'nun parasal yükümlülüklerin yerine getirilmediğinden bahisle ihraç kararı aldığını, yurt dışında olan müvekkiline usulüne uygun tebliğ yapılmadığını, ticaret siciline bildirmeksizin adres ve banka hesabı değiştirdiklerini ileri sürerek, ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın süresi içinde açılmadığını, aidat ve faiz borcunun ödenmediğini, ihtarnamelerin kooperatifte mevcut adreslerine çıkarıldığını, tebliğ edilmemesi üzerine ilanen tebligat yaptıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, ihraç kararına esas ihtarnameler ile ihraç kararının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, kooperatif ortaklığından çıkarma kararının iptali istemine ilişkindir.
Davalı kooperatif vekili yaptığı savunmada ve temyiz itirazında, davacıya ihraç kararının tebliğ edildiğini, ancak davanın 3 aylık hak düşürücü sürede açılmadığından kararın kesinleştiğini ileri sürmüştür. Dosyada mevcut çıkarma kararının tebliğine ilişkin noter belgesinden tebligatın 16.08.2002 tarihli Ege Telgraf ve 19.08.2002 tarihli Radikal gazetesinde son ilan tarihinden itibaren 15 gün sonra tebliğ edilmiş sayılacağı anlaşılmaktadır. Davacı vekili, müvekkilinin yurt dışında bulunduğunu, bunun da kooperatifçe bilindiğini ve usulüne uygun tebligat yapılmadığını ileri sürmüş ise de buna ilişkin belge ibraz etmediği gibi kooperatif tarafından mevcut adresine çıkarılan tebligatın Yönetici tarafından tanınmadığı ve muhtarlık kaydının bulunmadığının anlaşılması üzerine çıkarma kararına dayanak yapılan iki ihtar ile çıkarma kararının ilanen tebliği yoluna gidildiği, buna göre tebliğ tarihinden itibaren hak düşürücü üç aylık süre geçirildikten sonra dava açıldığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki, dava dilekçesinde adres değişikliğinin davalı kooperatife bildirildiği ya da tebliğ yapılan adresin davacının üye kayıt defterindeki adresi olmadığı iddia edilmemektedir Mahkemece, ihtarname ve ihraç kararlarının davalıya posta aracılığıyla tebliğ edilmediği, usul ve yasaya aykırı tebligat yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de Tebligat Kanununun 28. maddesi gereğince adresi meçhul olanlara tebligat ilanen yapılır. O halde mahkemece, davacı tarafından kooperatife bildirilen üye kayıt defterinde yazılı adresi dışında, söz konusu yurtdışı adresinin davalı kooperatife bildirilmediğinin anlaşılması halinde, ilan tarihine göre davanın süresinde açılmadığının tespit edilerek ona göre hüküm tesis etmesi gerektiği halde yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy