(6762 S. K. m. 1222)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.03.2004 tarih ve 2000/678 - 2004/79 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların sorumlu olduğu VOLGANEFT-248 gemisinin 29.12.1999 tarihinde çıkan lodos nedeniyle Florya-Küçükçekmece önlerinde karaya oturarak ikiye bölünmek suretiyle kırıldığını, bir kısmının içindeki petrol ile battığını,800 ton petrolün denize dökülmesi sonucu Florya-Çiroz burnu ile Küçükçekmece-Avcılar kesiminin yoğun şekilde kirlendiğini, kirlenmenin karaya doğru 10 metrelik genişliği bulduğunu, park, bahçeler, yollar, ağaçlar ile Marmara Denizi ve ekosisteminin zarar gördüğünü, müvekkilinin kurtarma çalışmalarına katıldığını, masraflar yaptığını, kazadan dolayı zarara uğradığını ileri sürerek, Çevre Koruma ve Geliştirme Daire Başkanlığı Atölyeler Müdürlüğü'nce yapılmış hizmet ücreti ve uğranılan zarar toplamı 64.483.301.367.-TL, Park ve Bahçeler Müdürlüğü'nce tespiti yapılan hasar karşılığı 13.823.515.840.-TL, İtfaiye Daire Başkanlığı'nca yapılmış personel, araç ve hasar gideri 934.180.533.-TL, İşletmeler Müdürlüğü'nce yapılmış araç, temizlik işçisi ve şoför gideri 3.581.556.980.-TL, Yol Bakım ve Onarım Müdürlüğü'nce harcanan 1.847.759.212.-TL, Sağlık Daire Başkanlığı'nca yapılmış ambulans ve personel gideri 107.903.388.-TL toplam 84.778.217.320.-TL.nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Adda Deniz Acen. Ltd. Şti. vekili, boğaz acentesi olan müvekkilinin geminin emniyetle geçmesi için acentelik hizmeti verdiğini, temsil yetkisinin ancak aracılık ettiği ve akdettiği sözleşmelerle sınırlı bulunduğunu, doğrudan dava açılmasının mümkün olmadığını, husumet düşmediğin, limanda bulunurken kırılma sonucu meydana gelen hasardan sorumlu bulunmadığını, davacının kurtarma faaliyeti sonucunda yararlı sonuç elde edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, davacının hangi nedenlere dayalı olarak dava açtığının belli olmadığını, müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, davanın ispatsız kaldığını, geminin enkaz haline geldiğini, hurdaya çıkarıldığını, mevcut yükün de Bulgaristan'da satıldığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, VOLGANEFT-248 adlı geminin 29.12.1999 tarihinde çıkan lodos sonucu kırılarak ikiye bölündüğü, bir kısmının battığı, diğer kısmının ise karaya oturduğu, davacının kurtarma ve yardım çerçevesinde yaptığı masraf ve zararlarını talep ettiği, geminin kurtarılamayarak hurdaya çıktığı, kamu hizmeti yapan davacının hizmetlerinin karşılıksız kaldığı, TTK.nun 1223 ncü maddesi uyarınca donatan ve kaptandan bir talebinin olamayacağı, diğer davalıların husumet itirazlarının yerinde olduğu gerekçesiyle, davalı kaptan ve donatan hakkındaki davanın sübut bulmadığından, diğer davalılar bakımından husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
1-) Dava, davalıların sorumlu olduğu iddia edilen geminin batması sonucu denize dökülen petrol yükünün vermiş olduğu zarar ile bu nedenle yapılan giderlerin tahsili istemine ilişkindir.
TTK.nun 1222 nci maddesinde kurtarma ve yardım, deniz tehlikesi altında bulunan bir geminin veya gemideki şeylerin, gemi adamlarının idaresinden çıktıktan sonra üçüncü şahıslar tarafından ele geçirilerek emniyete alınması veya bu hal haricinde gemi veya gemide bulunan eşyaların deniz tehlikesinden kurtarılması olarak tanımlanmıştır. Kurtarma ve yardım faaliyeti, bir ücret talebine hak kazandırır. Anılan ücret kanundan doğar ve bu konuda sözleşme yapılmasına gerek yoktur. Ancak, yardımın semeresiz kalması halinde ücrete hak kazanma söz konusu değildir. Somut olayda mahkemece, davacının talebinin kurtarma ve yardım çerçevesinde yaptığı masraflar ve zararlara yönelik olduğu kabul edilerek yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davacı vekili, müvekkilinin, davalıların sorumlu olduğunu iddia ettiği geminin batması nedeniyle petrol yükünün daha geniş alana dağılmaması için faaliyetlerde bulunduğunu, sahil yolları ve kıyıların kirlenmesi sonucu temizlik ve diğer iyileştirici çalışmalarının olduğunu, park ve bahçelerin hasar gördüğünü ileri sürerek, yapılan harcamalar ile zararın tahsilini talep etmiştir. Hukuk yargılamasında olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme yargıca aittir. Dava dilekçesinde etraflıca açıklanan faaliyetlerin hiç birisinin gemi veya gemideki şeylerin kurtarılmasıyla ilgisi bulunmamaktadır. Bu durum karşısında, davacı vekilinin isteminin kurtarma ve yardım nedeniyle yapmış olduğu masraflar ve zararlar olduğunun kabulü doğru değildir. O halde mahkemece, davacı talebinin davalıların sorumlu olduğunu iddia ettiği geminin batması sonucu denize dökülen petrol yükü nedeniyle uğradığı zarara yönelik bulunduğu kabul edilip, Çevre Yasası ve diğer mevzuat hükümleri de gözetilip iddia ve savunmalar doğrultusunda aralarında Deniz Ticaret Hukukçusunda bulunduğu bilirkişi kurulu vasıtasıyla inceleme yaptırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-) Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy