(6762 s. TTK/1332)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 2.10.2003 tarih ve 2000/1314-2003/1106 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin kullandığı araç ile denize uçmak suretiyle, araçtan çıkamayıp boğularak öldüğünü, murisin hayat sigortasının ilk defa 1993 yılında ve daha sonra 1998 yılında davalı şirketçe yapıldığını, poliçe teminatının ödenmediğini ileri sürerek, 57.438.632.000.TL.nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacılar murisinin poliçe tanzimi sırasında sağlık beyan formunda sağlığı ile ilgili bilgileri eksik ve yanıltıcı şekilde verdiğini, oysa kalp hastalığı bulunup, anjiyo olduğu, iki damarının tıkalı olduğu, 1,5 paket sigara içtiği, sınırda tansiyon yüksekliği ve kolesterolü bulunduğu, bu durumun bilinseydi sigorta korumasının verilmeyeceğini, sözleşmenin yok hükmünde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, sigortalının poliçe tanziminde kendisine sorulan sorulara cevap verdiği, gizlenecek bir derecede hastalığının olmadığı, sözleşme hükümlerine aykırı hareket etmediği, denizde boğularak ölmüş olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 57.438.632.000.TL.nın 26.05.2000 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, hayat sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak isteğine ilişkindir.
Mahkemece, sigortalının ölüm tarihinden itibaren faizi ile sigorta teminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, temerrüdün başlangıcı yönünden mahkeme kabulü eksik incelemeye dayalıdır.
T.T.K.nun 1332/son maddesine göre bu tür hayat sigortalarında riziko, ölüm hali olduğundan muacceliyetin gerçekleşebilmesi için öncelikle hak sahipleri tarafından ölüm hali rizikosunun gerçekleştiğinin öğrenildiği tarihten itibaren beş gün içerisinde sigortacıya bildirilmesi gerekir. Hayat Sigortası Genel Şartlarında bu ihbarla birlikte veya ihbardan sonra bir kısım yazılı belgelerin sigorta şirketine verilmesi gerektiği belirlenmiştir. Sigortacıya bu belgelerin verilmesinden sonra sigortacı tarafından en kısa sürede bu belgeler incelenerek şartları gerçekleşmiş ise, sigorta bedelinin hemen ve en geç on gün içinde hak sahiplerine ödeme yapılması gerekmektedir.
O halde, mahkemece yukarıda açıklandığı şekilde inceleme yapılarak davalının temerrüt tarihinin belirlenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karara verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy