(1163 S.K m. 16) (1086 S.K m. 275, 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.04.2003 tarih ve 1999/766-2003/378 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.11.2004 günde davalılar avukatı Hasan O ile davacı avukatı Mustafa Y gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, hakkındaki davalı kooperatifçe verilen ortaklıktan ihraç kararını iptal ettiren müvekkiline konut tahsis edilmediğini ileri sürerek, müvekkiline konut tahsisini veya asıl davada ( 1.000.000.000 ) TL. ek davada ( 5.269.836.000 ) TL. olmak üzere toplam ( 6.269.836.000 ) TL. tazminatın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sadece ödediği aidatın istirdadını isteyebileceği, tasfiye kuruluna husumet yöneltilemeyeceğini, istenilen tazminatın fahiş olduğunu, dava konusu konutun davacının ihracından sonra genel kurul kararı uyarınca satıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozması uyularak alınan bilirkişi raporuna dayanılarak, ( 6.269.836.000 ) TL. tazminatın yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemece verilen kararın dayandırıldığı 18.05.2001 ve 26.09.2002 tarihli bilirkişi raporlarında varılan sonuçlar ve yapılan hesaplamalar Dairemizin bozma ilamında belirtilen tazminat hesap yönetiminin bünyesinde yatan ön kabullere tamamen aykırı düşmektedir. Çünkü, ödemelerini tam yapan normal bir kooperatif ortağı ile eksik ödemede bulunan davacının davalı kooperatifçe ortaklara tahsis edilen bağımsız bölüm edinmesi halinde bir yararlanma sağlayabilmesi için kooperatife yapılan ödemelerin ödeme tarihlerinden itibaren TEFE ( Toptan Eşya Fiyat Endeksi ) artış ortalama rakamları esas alınarak dava tarihine kadar ulaştığı toplam güncel değerinin sözkonusu bağımsız bölümün ( Konut veya işyeri ) dava tarihindeki rayiç değerinden daha az olması zorunlu bir koşuldur. Ödemelerin güncel değerinin bağımsız bölümün rayiç değerinden daha fazla olması halinde yararlanmadan değil, zarara uğramaktan söz edilebilir. Oysa, değinilen bilirkişi raporlarında davalı kooperatifin normal bir ortağının güncellenmiş ödemeleri ( 11.630.680.741 ) TL. davacınınki ( 8.049.836.090 ) TL. olarak hesaplanırken, konutun dava tarihindeki rayiç değeri de ( 1.780.000.000 ) TL. olarak hesaplamaya veri alınmıştır. Böyle bir tabloya itibar edilirse, davacının konut edinememekten dolayı yoksun kaldığı bir yararlanma sözkonusu olmayacağından sadece yaptığı ödemelerin istirdadını isteyebileceğinin kabulü gerekir. Ne var ki, anılan bilirkişi raporlarında belirtilen rakamların nasıl bulunduğu, ödemelerin güncel değerlerinin Dairemizin tazminat hesap formülüne uygun olup olmadığı denetlenemediği gibi, esas alınan TEFE verilerinin doğru olduğu da anlaşılmamaktadır.
Mahkemece yapılması gereken, DİE'den TEFE artış oranlarını gösteren ve ilgili dönemi kapsayan verileri öğrendikten sonra uzman bir bilirkişiye normal bir ortağın ve davacının yaptığı her bir ödemenin ödeme tarihinden itibaren dava tarihine kadar ulaştığı toplam güncellenmiş değeri saptanarak istenebilecek tazminatı hesaplattırmak ve ortaya çıkacak rakama davacı ödemelerinin güncel değeri eklenerek bulunacak miktarın tazminat olarak hüküm altına alınmasından ibarettir. Açıklanan ilkelere aykırı verilerin tersine çevrilerek yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma kapsamına göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ( 2 ) diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmemesine, takdir edilen 375.000.000 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy