(6762 S. K. m. 321, 330, 360, 372, 378, 381)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.05.2002 tarih ve 1998/1097-2002/493 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin ortağı bulunduğu Bilge Turizm A.Ş.nin bünyesindeki Experance Acentesini, diğer ortakları olan davalılar usulsüz alınan karar ile bu diğer davalı şirkete devrettiklerini, bu suretle şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürerek, anılan kararın iptalini ve uğranılan zarara karşılık 5.000.000.000.TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılardan Saadet Soykun vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; alınan kararların TTK.nun 372 ve 378 nci maddelerine göre toplantı ve karar nisabına uygun olarak alındığını, davanın ise TTK. nun 381 nci maddesi hükmüne göre 3 aylık hak düşürücü süresinden sonra açıldığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, anonim şirketinde yönetim kurulu kararının iptali ve tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın bu niteliği yanlış yorumlanarak, genel kurul kararının iptali olarak kabul edilmiş ve buna göre karar verilmiştir.
Davacılar vekili, müvekkillerinin yokluğunda, yönetim kurulunda alınan karardan bahisle, bu kararın usulsüz alındığını ve müvekkillerine çağrı yapılmadığını ileri sürerek iptalini talep etmiştir. Mahkemece ise, genel kurul kararlarının iptali ile ilgili olarak düzenlenmiş olan TTK. nun 381 nci maddesi kapsamında, davanın 3 aylık süresinde açılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
TTK. nda 321-346 ncı maddelerinde anonim şirketlerde yönetim kurulu ile ilgili hükümler, 360-398 nci maddelerinde ise genel kurul ile ilgili hükümler düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre davada iptali istenen kararların yönetim kurulu kararı olduğu anlaşılmaktadır.
Anonim şirketlerde, kural olarak yönetim kurulu kararlarının dava açılarak iptali mümkün olmayıp, ancak genel kurulda bu kararlara itiraz edilmesi ve bunun sonucunda alınan genel kurul kararlarının iptalinin istenilmesi mümkündür. Ancak bu kuralın istisnası olarak, TTK.nun 330 ncu maddesi kapsamında yönetim kurulu kararlarının, toplantı ve karar yeter sayıları bakımından yok hükmünde olduğunun tespiti için dava açılması mümkündür. Bu davada ise TTK.nun 381 nci maddesi hükmü gibi öngörülmüş bir hak düşürücü süre yoktur.
O halde, mahkemece davanın, TTK. nun 330 ncu maddesi hükmüne dayalı olarak yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespiti istemine ilişkin açılmış bir dava olarak nitelendirilmesi ve buna göre yargılama yapılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- Yukarıdaki bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine, şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.4.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy