(4077 S. K. m. 3, 10, 23) (4822 S. K. m. 38)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.11.2003 tarih ve 2003/177-2003/636 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan geri ödemeleri dövize endeksli olmak üzere konut kredisi aldığını, ancak yüksek enflasyon ve 1994 yılındaki ekonomik tedbirler nedeniyle edimler arasındaki dengenin müvekkili aleyhine bozulduğunu ileri sürerek, sözleşmenin günün ekonomik koşullarına uyarlanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, uyarlama koşullarının oluşmadığını, sözleşmeye bağlılık ilkesinin koruması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemize ait 21.09.2000 tarihli ilama dayanılarak, davanın kabulüne, toplam (12.179.832.683) TL. tutarındaki borcun 01.01.1999 tarihinden başlamak üzere 44 eşit taksitte ödenmek suretiyle sözleşmenin uyarlanmasına karar verilmiştir.
1- Dava, dövize endeksli konut kredi sözleşmesinin uyarlanması istemine ilişkindir. 06.03.2003 kabul ve 14.03.2003 yayın tarihli 4822 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 38. maddesi uyarınca, dava konusu olaya uygulanacak hükümlerin kanun yayınlanmasında 3 ay sonra yürürlüğe gireceği belirtilmekle, 4077 sayılı Tüketicilerin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/c, 10 ve 23/1. maddesi hükümleri karşısında, bu davaya bakmak tüketici mahkemelerinin görevine girmektedir.
Mahkemelerin görevleri dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekmektedir. Bu nedenle mahkemece, dosyanın Ankara Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma eden ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy