(6762 S. K. m. 1301) (7201 S. K. m. 32) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kartal Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.01.2004 tarih ve 2003/984 - 2004/6 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılarca ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekilinin, TTK. nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak, davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonunda, mahkemece, davanın, kabulüne ilişkin verilen kararı, davalılar ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Mahkeme kararı, dosyaya sunulan aile nüfus kayıt tablosundan da anlaşıldığı üzere, isim benzerliği nedeniyle bir başka İlyas'a tebligatın yapılmasına, davalılardan İlyas'a usulüne uygun olarak yapılmamış olmasına göre ve bu davalının, anılan nedenle karardan 31.03.2004 tarihinde haberdar olduğunu ileri sürmüş bulunmasına göre, Tebligat Kanunu'nun 32 nci maddesi hükmü uyarınca muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi sayılacağından, bu tarih itibariyle 02.04.2004 tarihli temyiz istemi süresinde görülerek, bu davalı bakımından da işin esasinin incelenmesine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalıların aşağıdaki bendin dışında kalanı diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigortasına dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacı kasko sigorta şirketi, esasen, sigortalısının isteyebileceği gerçek zarar miktarı kadar sigortalısına halef olup, mahkemece bu miktarın tespiti gerekmektedir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, eksper raporu ile dosyaya sunulan faturalara göre aynen hasar belirlenmiş olup, takılan yeni parçaların rayice uygun olduğu bildirilmiş ise de, çıkarılan parçaların hurda değerinin olup olmadığı ve yeni parçaların araca değer kazandırıp kazandırmadığı hususları üzerinde durulmamış, bu noktalar raporda ve karar gerekçesinde tartışmasız bırakılmıştır. Bu olgular, gerçek zararın tespitinde önem taşımakta olup, varsa hurda değerinin ve kıymet artışının hesaplamada zarardan düşülmesi gerekmektedir. Davalılar tarafından da rapora karşı bu yönde itiraz edilmektedir.
Bu itibarla, mahkemece, ek rapor ya da yeni bir bilirkişi raporu alınarak, anılan hususların araştırılması ve buna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenle, davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 26.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy