(4721 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.06.2003 tarih ve 2002/376-2003/344 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Ö
. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili idarenin, davalı şirkete ihale ile kira ve işletmeye verilen kaynak suyu tesisinde, sözleşmede davalı tarafından yapılacağı öngörülen yatırım ve yenilemelerin ihtara rağmen süresinde yapmadığını ve idareye ait üç katlı binanın izinsiz yıkıldığını ileri sürerek, sözleşmenin feshini, müdahalenin önlenmesini, tesislerin tahliyesini, tutanakta belirtilen tesis, makine ve malzemenin idareye teslimini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ihtarın gereklerinin yapıldığını, yatırım ve yenilemelerin, davalı idarenin Orman idaresinden gereken izni alamamasından kaynaklandığını, binanın proje gereği zımni izinle ve gereken haber verilerek yıkıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davalıya bina yıkımına ilişkin haber verildiği halde bunun fesih nedeni olarak ileri sürülmesinin TMK.nun 2 nci maddesi hükmüne göre korunamayacağı ve gereken yapımın, davacının izin alamamasından kaynaklandığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, taraflar arasında, kaynak suyu tesislerinin kiralanması ve yenilenmesine ilişkin yapılan sözleşmenin feshi davasıdır.
Mahkemece, sözleşme hükümlerine göre yenilemelerin yapılamamasında ve tesiste bulunan üç katlı binanın yıkılmasında, davalının sözleşmeye aykırı bir davranışının bulunmadığı kabul edilerek, davanın reddine karar verilmiş ise de kira sözleşmesi ve şartname hükümlerine göre, kiralanan tesiste bina yıkılmasına ilişkin bir hüküm bulunmamakta olup, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davalı tarafça sunulan bilirkişi mütalaası ve kararda, davalının bina yıkımından önce davalıya bilgi verilmesine rağmen, daha sonra yıkımın sözleşmenin feshine gerekçe gösterilmesinin, TMK.nun 2 nci maddesi hükmüne göre korunamayacağı belirtilmiş ise de yazının davacı idareye tebliğ edildiğine ilişkin dosyada bir belge bulunmamaktadır. Ayrıca bina yıkımı tarihi dosyadan anlaşılamıyorsa da davalının bina yapımı için 26.10.1998 tarihinde izin istendiğine ve yeni binanın eskisinin yerine yapılacak olmasına göre, bu tarihten önce binanın yıkılmış olması da mümkündür.
Öte yandan, bu yazıdan bina yıkıldıktan sonra davacıya haber verildiği anlaşılmakta olup, özellikle yazıda gerekçe olarak sözleşme gereği yeni bina yapılmasının değil, binanın deprem nedeniyle zarar görmesi ve tehlike arz etmesinin gösterilmesi de tarafların sözleşme iradelerinde bina yıkımının yer almadığını ortaya koymaktadır.
Bu durumda mahkemece, sözleşme ve şartnamede, tesiste bulunan binaların yıkılabileceğine ilişkin açık bir hüküm bulunmaması dikkate alınarak, bina yıkımının kira sözleşmesine aykırılık oluşturacağı üzerinde durularak, taraflarca delil olarak gösterilen ve binanın yıkımı nedeniyle açılan, Üsküdar 5 nci Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/222 esas sayılı dosyası getirtilip incelenerek, delillerin toplanıp buna göre değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy