(5846 S. K. m. 1) (1086 S. K. m. 185)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.03.2002 tarih ve 2001/882-2002/107 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı Fotoğrafevi Fotoğraf ve Tur. Hiz. Ltd. Şti. vekili asıl davada, müvekkili şirketin alternatif turizm denilen bir işleve sahip olduğunu, davalı Arzu Musa'nın şirketin hem hissedarı hem de müdürü olduğu sırada şirkette bulunan bir kısım menkul mallar ile banka hesabında ve kasada bulunan meblağı ayrıca şirketin faaliyetini devam ettirebilmesi için gerekli dia, fotoğraf, video filmleri ve kamp malzemelerini alarak kendi ve diğer davalılar adına Gezievi adlı bir şirket kurduğunu, Fotoğrafevi'nin şu an çalışamaz durumda bulunduğunu, bu itibarla müvekkili şirkete ait bulunan menkul malların aynen iadesini, bu mümkün olmadığı takdirde 3.345.000.000TL olan bedelinin tahsilini, davalı Arzu Musa'nın zimmetinde alıp götürdüğü banka hesabından çektiği, müşterilerden tahsil ettiği halde kasaya kayıt etmediği ve kasada olması gerektiği halde mevcut bulunmayan paraların toplamı olan 759.700.000 TL. sının tahsili ile davalı Arzu Musa'nın müvekkili şirkette müdür olduğu halde yasalara aykırı olarak müvekkili şirket ile haksız rekabet teşkil edecek şekilde ticaret yaptığını, Gezievi'nin müvekkili şirkete ait bilgi ve belgeler sayesinde iş yaparak haksız kazanç sağladığını, bu şekilde müvekkili şirketi maddi zarara uğrattığı gibi, Gezievi'nin müvekkili şirketle iltibas yaratmak suretiyle müvekkili şirketin itibarının sarsıldığını ileri sürerek, haksız rekabetin men'i ile 500.000.000 TL maddi ve 500.000.000 TL manevi tazminatın faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise davacılar Fotoğrafevi Fotoğraf ve Tur. Hiz. Ltd. Şti. ve Mahmut Faruk Akbaş vekili, müvekkili F. Mahmut Akbaş'ın tanınmış bir fotoğraf sanatçısı olduğunu, davalıların müvekkilinin Türkiye'de olmadığı bir zamanda şirketten çeşitli menkuller ile birlikte müvekkiline ait her biri sanat eseri vasfında bulunan dia, fotoğraf ve video filmlerini de götürdüklerini, aldıkları bu sanat eserleri ile kendi adlarına "Gezievi" adlı bir şirket kurarak çalışmaya başladıklarını, sanat eseri niteliğinde bulunan bu eserlerin halen davalılar tarafından ticari amaç ile kullanıldıkları, bu şekilde davalıların müvekkilinin Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'ndan doğan haklarına aykırı davrandıklarını ileri sürerek, müvekkiline ait sanat eserlerinin iadesi ile haksız tecavüzün men'ine, davalılardan 500.000.000 TL maddi ve 500.000.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili asıl davada, müvekkili Arzu Musa'nın davacı şirketin ortağı olduğunu, şirketten kendi şahsına ait eşyaları aldığını, fotoğraf, dia ve video filmlerini almadıkları gibi, müvekkillerinin kendi adlarına şirket de kurmadıklarını, birleşen davada ise, davacıların müvekkillerinde her hangi bir sanat eseri bulunmadığını savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirkete ait demirbaş listesinde kayıtlı bir kısım eşyaların davalı tarafından izinsiz olarak götürüldüğü, bunların Gezievi isimli işyerinde kullanılmakta olduğu, davalı Arzu'nun davacı şirkette ortaklığı sürdüğü halde "Gezievi" ismi ile aynı konuda faaliyette bulunduğu, bu halin haksız rekabet teşkil ettiği, davacılara ait dia ve fotoğrafların davalı Arzu tarafından kullanıldığının sabit olmakla davacıların 5846 sayılı Yasa'dan doğan mali haklarına tecavüz edildiğinin anlaşıldığı, dia'ların davacı Mahmut Faruk Akbaş'a ait olduğu gerekçesiyle, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile, davalı Arzu Musa'nın haksız rekabetinin tespitine ve Gezievi isimli iş yerinde ticari faaliyette bulunmasının önlenmesine, davalı tarafından şirkete ait olup izinsiz olarak götürüldüğü belirlenen 10 adet video film, 20 takım kamp malzemesi, 1 adet müzik seti ile performa marka bilgisayar ve videonun davalıdan alınıp davacıya aynen iadesine, mümkün olmaması halinde bedeli olan toplam 139.612.641 TL sının davalıdan faiziyle tahsiline, 759.700.000 TL zimmete geçirilen para ile 500.000.000 TL maddi ve 500.000.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, diğer davalılar hakkındaki dava atiye bırakıldığından haklarında hüküm tesisine yer olmadığına, birleşen davanın kabulü ile, davacıların FSEK'den doğan mali haklarına tecavüzlerinin tespiti ile 500.000.000 TL maddi, 500.000.000 TL manevi olmak üzere toplam 1.000.000.000 TL tazminatın davalı Arzu Musa'dan faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Karar: 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Asıl dava, şirketin davalıların haksız eylemleri nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini, birleşen dava ise davacı Mahmut Faruk Akbaş'a ait fotoğraf, dia ve video filmlerinin davalılar tarafından götürülmesi ve kullanılması nedeniyle sanat eserlerinin iadesi ile Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na aykırı davranılmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Dosyada mevcut 20.03.1994 tarihli yazılı beyanda, Mahmut Faruk Akbaş'ın tek taraflı iradesiyle fotoğrafçılık sanatını icra ederken elde ettiği sanat eserlerinin tümünün Fotoğrafevi Fotoğraf ve Turizm Hiz. Ltd. Şti. tarafından kullanımına bila bedel icazet verdiği anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, M. Faruk Akbaş'ın ürettiği fotoğrafların tamamının sanat eseri vasfında olduğu kabul edilmiştir. Ancak, davaya konu fotoğraf ve belgelerin neler olduğuna dair tutulmuş bir kayda rastlanmamıştır. Birleşen davanın Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'ndan kaynaklanmasına göre, öncelikle tecavüze konu fotoğraf, dia ve filmlerin hangileri olduğunun tespiti gereklidir. Kayıtlı olmayan ve tanıklar tarafından da sayıları, nitelikleri ve ayırt edici yönleri belirtilmeyen davaya konu eserlerin belirlenmesinden sonra, bu kez de eser sahibinin eseri üzerinde sahip olduğu manevi ve mali haklarının hangilerinin, ne şekilde davalılar tarafından ihlal edildiğinin araştırılması gerekirken, bu yönlerden de mahkemece bir inceleme yapılmamıştır.
Ayrıca, manevi haklar Eser sahipliği dolayısıyla kazanılan yetkiler olduğundan bunları kullanma yetkisi sadece eser sahibine aittir. Somut davada, eser sahibi davacı M. Faruk Akbaş olup, anılan davacı şirkete sadece eserlerin kullanımı yönünden izin vermiş bulunmasına göre, davacı şirketin izin verilen kullanım hakkına vuku bulan bir tecavüzün varlığı halinde, ancak bundan dolayı uğradığı zararı isteyebilir. Manevi hakların ihlali nedeniyle tazminat talep hakkının ise şirkete ait olmayıp, sadece eser sahibine ait olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu itibarla, mahkemece tecavüze konu eserlerin hangileri olduğu, mali ve manevi haklardan hangilerinin, ne şekilde tecavüze uğradığı ve manevi hak ihlallerinin ancak eser sahibi davacı yönünden gerçekleşmesinin mümkün olabileceği hususlarının göz önüne alınarak bir inceleme yapılması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak birleşen dava yönünden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, davacılar vekili 18.02.1999 tarihli celsede davalılardan Arzu Musa yönünden davaya devam ettiklerini, diğer davalılar için ise davayı atiye terk ettiklerini belirtmişse de, HUMK.'nda davanın atiye terki adı altında düzenlenmiş bir müessese bulunmamaktadır. Atiye terk etme deyimi, davanın geri alınması anlamına gelmektedir. HUMK.'nun 185/1. maddesine göre, açılan davanın geri alınabilmesi için bu isteğe davalı tarafından açıkça rıza gösterilmiş bulunması gerekmektedir. Zımni muvafakat geçerli değildir. Buna göre mahkemece, davalılar vekilinin açık kabulü olmadan davalı Arzu Musa dışındaki diğer davalılar için atiye terk nedeniyle haklarında hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verilmesinin de, usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy