(818 S. K. m. 44) (1163 S. K. m. 17) (2004 S. K. m. 168)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05.05.2004 tarih ve 2003/359-2004/475 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dışı A. D.'un 1996 yılında davalı kooperatife üye olup 1999 yılında ortaklıktan ayrıldığını, ancak üyeliği boyunca ödediği aidatların iade edilmediğini, aidat borçları için keşide edip kooperatife verdiği senetleri aidatlarını ödedikçe geri aldığını, bu senetleri müvekkilinden aldığı 1.000.000.000 TL borç karşılığında müvekkiline ciro ettiğini, alacağın devir ve temlik yoluyla müvekkiline geçtiğini, müvekkilinin senetleri takibe koyduğunu ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, A. D.'un borçlusu ve müvekkili kooperatifin alacaklısı olduğu takip konusu senetlerin zamanaşımına uğradığını, alacaklı olduğu senetlerde borçlu duruma düşmesi için müvekkilinin senetleri üçüncü kişiye ciro etmesi gerektiğini, oysa davalının senetlerde sadece bankaya tahsil cirosunun bulunduğunu, dava dışı borçlunun cirosuyla müvekkilinin borçlu konumuna getirilemeyeceğini, ayrıca A. D.'un alacağının tahsili için müvekkili aleyhine dava açtığını, davanın halen derdest olduğunu, dolayısıyla alacağın temlikinden vazgeçmiş sayıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, takip konusu senetlerin zamanaşımına uğraması nedeniyle davacının kambiyo senetlerine ilişkin takip yoluna başvuramayacağı, alacağını genel hükümlere göre ispatlaması gerektiği, davacı her ne kadar alacağın temlikine dayanmaktaysa da bonolarda ciro eden kişinin borçlu olması nedeniyle alacağın temliki şartlarının mevcut olmadığı, A. D.'un davalı kooperatiften alacaklı olduğu hususunun da davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı YTL. harcın temyiz edene iadesine, 02.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy