(1163 S. K. m. 16, 53) (818 S. K. m. 19, 20)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Afyon Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.04.2004 tarih ve 2001/410-2004/156 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu parasal yükümlülüklerinin yerine getirilmediğinden bahisle yönetim kurulu kararı ile kooperatif üyeliğinden çıkarıldığını, çıkarma kararının usulüne uygun olmadığını, çıkarma kararından sonra yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında ortaklıktan çıkarılan üyelerin Haziran sonuna kadar aidat borcu ve gecikme faizlerini ödemeleri halinde üyeliğe kabul edilmelerine karar verildiğini, bu genel kurulun 30.06.2001 günü yapılarak ödemenin fiilen imkansız hale getirildiğini, aylık %50 gecikme faizi alınmasının kararlaştırıldığını, yerine yeni üye alınarak mahkeme kararının infazının imkansız hale getirildiğini ileri sürerek, davalı Kooperatif Yönetim Kurulu'nun ihraç kararının iptali ile 30.06.2001 günlü Olağanüstü Genel Kurul kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın kooperatifi temsilen Bekir Karaman aleyhine açılmış olup, tek başına temsil yetkisi olmadığını, davacının üyelik sorumluluğunu yerine getirmediğinden iki haklı ihtira müteakip çıkarma kararı verildiğini, genel kurul kararı ile verilen ek süreye rağmen de yükümlülüklerini yerine getirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre davacının aidatlarını ödememesi nedeniyle iki kez gönderilen ihtarnamelerden sonra verilen çıkarma kararının daha sonra yapılan genel kurulda kaldırıldığı, yeniden ihtarname gönderilmeksizin ihraç kararı verilemeyeceği, ihtarnamelerin tebliğ edilemediği, genel kurul kararına karşı bir ay içinde iptal davası açılmadığı gerekçesiyle ihraç kararının iptaline, genel kurul kararının iptal isteminin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Dava, kooperatif ortaklığından çıkarma kararı ile genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, genel kurul kararına karşı açılan davanın süresinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun emredici nitelikteki hükümlerine aykırılık teşkil eden genel kurul kararları, mutlak butlanla sakattırlar ve iptalleri için açılacak davalarda genel kurulda muhalefette bulunmuş olma şartı aranmayacağı gibi, bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olmaları da dinlenmeleri yönünden zorunlu değildir. Anılan yasanın 53. maddesinde genel kurul kararlarının iptali koşulları düzenlenmekle birlikte kararların batıllığı ya da yokluğu hususlarına değinilmemiş, bu husus genel hükümlere bırakılmıştır. B.K.1920. maddelerinde butlan halleri genel olarak düzenlenmiştir. Bu maddelere göre biçim ve usul yönünden geçerli olmakla birlikte konusu bakımından kamu düzenine, emredici kurallara, ahlak ve adaba aykırı veya yerine getirilmesi olanaksız ise, bu tür kararlar batıldır.
Somut olayda, davacı vekili iddiasını 30.06.2001 tarihli genel kurulda alınan ve iptalini istedikleri 7 ve 8 nolu gündem maddelerinin sırf müvekkilinin üyeliğini sona erdirmek amacı ile alındığı batıllık noktasında toplamış, 7 nolu gündem maddesinde, Temmuz ayı itibariyle % 50 oranında gecikme faizi alınması, 8 nolu gündem maddesinde ise ihraç edilen üyelerin haziran ayı içerisinde anapara ve gecikme faizlerinin % 100'ünü yatırmaları halinde ortaklıklarının devamı kararlaştırılmış olup, kararlaştırılan faiz oranı ve ödeme koşullarının BK.nun 19-20 nci maddeleri hükümlerine göre geçersiz olduklarının kabulü gerekmekle, bu davanın bir aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmasına gerek bulunmamaktadır.
O halde, mahkemece, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, davanın süresinde açıldığının kabulü ile işin esasına girilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yazılı gerekçe ile genel kurulun iptaline ilişkin davanın süre yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy