(1163 S. K. m. 11, 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Aksaray Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.04.2004 tarih ve 2001/404 - 2004/139 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 31.05.2005 günde taraf avukatları tebliğe rağmen gelmediğinden tebligat evrakı üzerinden yapılan karar verildikten temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili asıl davada; davalı kooperatifin 01.06.1996 tarihli genel kurul toplantısında inşaat maliyetinin %10'u tutarında ücret ödenmek suretiyle müvekkilinin kooperatife müdür olarak atanmasına ve müdürle sözleşme yapma yetkisinin yönetim kuruluna verilmesine dair karar alınmadığını, bu karar gereğince yönetim kurulu ile müvekkili arasında 04.06.1996 tarihinde müdür atama sözleşmesin imzalandığını, 2001 yılı Mayıs ayı sonu itibariyle müvekkilinin sadece 4.847.800.000.-TL ücret alabildiğini, bakiye 17.889.365.000.- TL asıl alacağı ve 8.213.487.015.-TL işlemiş faiz alacağı bulunduğunu ileri sürerek 17.889.365.000.- TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ve müdür atama sözleşmesinin 3. maddesi gereğince birikmiş alacağa işlemiş 8.213.487.015.-TL faizin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, birleşen davada davacı asıl kooperatifin kurucu üyesi olduğu halde yönetim kurulunun kendisine gönderdiği 24.01.2002 tarihli ihtarnamede 1998, 1999, 2000 ve 2001 tarihli genel kuruldaki hazirun cetvellerinde isminin bulunmadığını, hiç aidat ödemediğini gerekçe göstererek üye olmadığını bildirdiğini, kendisine ihraç edildiği hususunda bir karar tebliğ edilmediğini ileri sürerek kooperatif üyesi olduğunun tesbitine, kooperatif ortağı olmadığına dair yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin davacıyla oğlu ve damadı tarafından yapıldığını, Kooperatifler Kanunu'na aykırı yapılan sözleşmenin batıl olduğunu, kooperatifin kuruluşundan sonraki 2 yıl içinde toplanan paraların kooperatife harcanmadığını, müdürlük görevini aksatan davacının aldığı hapis cezası nedeniyle ili terk ederek kooperatifle ilgilenmediğini, kooperatifi zarara uğrattığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen 13.02.2004 tarihli bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında genel kurul kararı uyarınca müdür atama sözleşmesi yapıldığı, sözleşme hükümlerine inşaat maliyetinin %10'nun hiçbir kesinti yapılmadan ücret olarak ödenmesinin ve ücretin tam olarak ödenmeyip bir sonraki yıla devretmesi halinde o yıl faiziyle birlikte ödeneceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin 4.bendinde daire aidatını yatırmak kaydıyla davacının kooperatif ortağı olacağı ve kendisine kur'asız bir daire verileceği, fark bedeli alınmayacağının belirtildiği, kooperatif kayıtlarında yapılan incelemeye göre müdürlük ücretinin bir bölümünün davacının üyeliğinden dolayı aidat parası olarak mahsup edildiği, bir kısmının ödendiği, sözleşme hükümlerine göre davalının davacıya 10.580.463.800.- TL asıl alacak ve 5.244.161.566.- TL faiz borcu olduğu, davacının 29.04.1996 - 29.06.1997 ve 15.05.1998 tarihli genel kurul tutanaklarında kooperatif üyesi olarak imzasının bulunduğu, bu nedenle üye olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 10.580.463.800. TL.nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ve 5.244.161.566.-TL nın davalıdan tahsiline, birleşen davanın kabulüyle davacının davalı kooperatif üyesi olduğunun tesbitine, kooperatif üyesi olmadığına ilişkin yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı kooperatif, davacının Aksaray Ağır Ceza Mahkemesi'nde sahte bono tanzim etmek suçu nedeniyle yargılanıp mahkum olduğunu, hükümlü olarak cezanın infazı için arandığı dönemde il dışına kaçtığından fiilen müdürlük görevini yapmadığını, bu döneme ilişkin müdürlük ücreti alacağı talep edemeyeceğini, bu dönemin hesaplamaya dahil edilmemesi gerektiğini, birleşen dava yönünden ise davacının üyelikten çıkarılmasına dair bir yönetim kurulu kararı bulunmadığını da savunmuştur. Mahkemece davalının bu savunmaları üzerinde durulmaksızın; bu konudaki davalı delilleri ve ceza dosyasındaki deliller incelenip tartışılmada, ayrıca infazda tereddüde yol açacak şekilde dosyada davacının kooperatiften ihracına ilişkin bir yönetim kurulu kararı bulunmadığı halde davacının (davalı kooperatif üyesi olduğunun tespitiyle birlikte) kooperatif üyesi olmadığına ilişkin yönetim kurulu kararının iptaline de karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı kooperatif vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy