(6762 S. K. m. 57, 8)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 25.02.2004 tarih ve 2003/15 -2004/11 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ve katılım yolu ile davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 31.05.2005 günde davacı vekili ile davalılar vekili gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan M. S...' nin 05.01.1992 tarihinde belirsiz süreli hizmet sözleşmesiyle müvekkili şirkette çalışmaya başladığını, anılan sözleşmeyle görevi sırasında öğrendiği ticari sır niteliğindeki bilgileri başkalarına açıklamama, bu bilgilerden kendi menfaati için yararlanmama, üç yıl boyunca rakip durumundaki bir firma veya şirketle çalışmama veya rakip bir firma kurmanla taahhütlerinde bulunduğunu, aynı yükümlülükleri kapsar şekilde 24.01.1994 tarihinde de Çıkar Çatışmaları-İş Ahlakı Politikaları adlı belgeyi de imzaladığını, 30.09.1994 tarihinde işten ayrıldığını, diğer davalı şirkette çalışmaya başladığını, müvekkilinin bu şirkete daha önce fason olarak paspas üretimini yaptırdığını, davalıların önceden başlayan ilişkilerinin bulunduğunu, davalı şahsın bu şirkette çalışmaya başladıktan sonra müvekkilinin ürettiği S. B. bulaşık süngerine benzer süngeri S... markasıyla, yine müvekkili tarafından el değmeden bulaşık yıkamaya özgü bir bulaşık yıkama aygıtını S... Bulaşıkmatik markasıyla üreterek piyasaya sunduğunu, temsil ve ilzama yetkili kılındığını, sözleşmesel rekabet hükümlerine uymadığını, rakip firma niteliğinde olan davalı şirketin davranışının TTK. nun 57/5-10 uncu maddelerinin ihlali niteliğinde olduğunu ileri sürerek, davalıların eylemlerinin hukuka aykırılığının ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, ürünlerin toplatılmasına ve imhasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinden M. S...'nin davacı şirkette çalışırken Çıkar Çatışmaları-İş Ahlakı Politikaları belgesinin manevi baskıyla imzalatıldığını, 30.09.1994 tarihinde işten ayrılarak diğer müvekkili şirkette çalışmaya başladığını, bu şirketin 01.12.1993 tarihinden beri davacı şirketle ticari ilişkilerinin bulunduğunu, fason hizmet sözleşmesiyle iş yaptığını, müvekkili M. S...'nin çalışmaya başlamasından sonra da devam ettiğini, yazışmaları bu davalının yaptığını, davacının bu durumdan haberdar bulunduğunu, müvekkil şirketin S... ibareli marka tescil belgesi ve Mekanik Temizlik Ürünler hakkında tasarım tescil belgesi aldıktan sonra tutumunun değiştiğini, üç yıl sonra dava açıldığını, ticari sırrın söz konusu olmadığını, aynı ürünleri piyasada 15-20 firmanın ürettiğini, müvekkillerinden M. S...'nin patent hakkından doğan bedelin ödenmesi dolayısıyla davacı aleyhine dava açması nedeniyle bu davanın açıldığını savunarak, reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalının bildiği hangi sırrı kullandığına dair bir açıklık getiremediği, genel metot ve taslak gibi kolayca hatırlanabilecek olanların ticari sır kabul edilemeyeceği, davalı şirketin davacı adına fason üretim yaptığı, ticari sır kavramının en önemli unsuru olan toplumun bilgisi dahilinde olmama veya ilgili alanda rakip firmalarca bilinmeme şartının oluşmadığı, aynı mahiyetteki ürünlerin taraflar dışında başka firmalarca da üretildiği, davacının ticari sır nedeniyle imal ettiği ürünlerin farklılığını açıklayamadığı, davalı M. S...'nin TTK.nun 57/7 ve 8 inci maddeleri kapsamında eyleminin ispat ve tespit edilemediği, salt rakip firmada çalışmasının haksız rekabet teşkil etmeyeceği, aradaki sözleşmenin asıl amacının iş akdi süresince elde edilen bilgilerin kullanılmaması veya kullandırılmamasına yönelik bulunduğu, böyle bir durumun tespit edilemediği, davalı şirketin tescilli marka ve tasarım belgesine istinaden üretim yaptığı, bu belgelerin geçerliliğini koruduğu sürece eylemlerinin haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma suretiyle davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili ve katılma suretiyle davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve katılma suretiyle davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 400,00 YTL duruşma vekillik ücretinin her bir taraftan alınarak yekdiğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.10'ar YIL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, 02.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy