(6762 S. K. m. 309, 341) (1086 S. K. m. 193)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Uşak Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.03.2004 tarih ve 2002/654-2004/71 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı Tayyip Kahraman vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerden Tayyip'in ortağı bulunduğu diğer davacı şirketin 3. kişilerden olan alacaklarının, davalı tarafından şirketin isim ve kaşesi kullanılarak tahsil edildiği halde bu paraları şirket hesabına aktarmadığını ileri sürerek (19.410.649.980) TL.nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların şirket adına dava açma yetkisinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacı Gökar A.Ş. kayyumunun davacılar vekiline verdiği vekaletnamede huzurdaki dava yönünden temsil yetkisi bulunmadığı, daha sonra kayyumun görevden çekildiği ve yenisinin tayin edilmediği, davacı Tayyip'in ise şirketi temsil yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle, davacı Tayyip Karaman yönünden davanın sıfat yokluğu sebebiyle reddine, davacı Gökar A.Ş. yönünden ise takip edilmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı Tayyip Karaman vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı şirket ve ortağı tarafından, bu şirketin eski yöneticisine karşı açılan sorumluluk davasıdır. Davacı şirketin davasının açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve bu karar şirket tarafından temyiz edilmemiştir.
Davacılar tarafından sunulan dava dilekçesi ile davalı yöneticinin şirket adına tahsil ettiği paraları şirket hesaplarına aktarmadığı ileri sürülmüştür. Bu türden muamelelerden dolayı yöneticiler aleyhine açılacak sorumluluk davalarının TTK. nun 341. maddesinde belirtilen şartlar doğrultusunda ve şirket namına açılması zorunludur. Dolayısıyla öncelikle şirket genel kurulunun dava açılmasına karar vermesi ve davanın denetçiler tarafından açılması gerekir. Diğer bir değişle şirket pay sahiplerinin bundan dolayısıyla zarar görmesi ve TTK. nun 309. maddesi uyarınca yöneticiler hakkında doğrudan dava açabilmesi mümkün değildir. Bu durum karşısında mahkemece, davacı ortak tarafından açılan davanın bu gerekçelerle reddi gerekirken, şirketi temsil yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle reddi doğru değilse de, sonucu itibariyle doğru olan kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Tayyip Karaman vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.10 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy