(818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karakeçili Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.04.2004 tarih ve 2003/17-2004/18 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı kooperatif temsilcisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortağı olduğunu, davalının sulama talebini yerine getirmemesi nedeniyle tarlasındaki ürünlerinin zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik (4.000.000.000) TL.nın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkil kooperatifin trafo ve dinamosunun arızalandığını, ortaklarından para toplayamadığından elektriklerinin kapatıldığını, bu durumu bilmesine rağmen davacının suya dayanıksız ürünler ektiğini, müvekkilinin belediyenin yardımı ile su çıkardığını ancak davacının bundan yararlanmak istemediğini, yine tarlasının çevresindeki kuyulardan yararlanmadığını, davacının bir zararının da bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu tarlanın davacının babasına ait olduğunu, sulama abonesinin de davacının babası olduğu, davacının bu tarlaya 2003 yılı itibariyle ekilen ürünlerinin sulanamaması nedeniyle toplam (3.786.250.000) TL. zarara uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, anılan meblağın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı temsilcilerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava, davalı kooperatife karşı açılmış haksız fiile dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı ortak, davalı kooperatifin sulama yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle zarara uğradığını ileri sürmüş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, davalı kooperatifin savunmaları yeterince tartışılmamıştır. Öncelikle kooperatif ortağı olduğu halde sulama abonesi olmayanların kooperatif sulamasından faydalanıp faydalanamayacağı açıklığa kavuşturulmamıştır. Zira davacı tarafından sulama abonesi olduğu ispatlanamamış, davalı kooperatifçe abone olmayanların ancak su artarsa ve bedelini yatırarak sulamadan faydalanabileceği savunulmuştur. Davacı tarafından 14.07.2003 tarihli sulama bedeline ilişkin dekont sunulmuş, bu durum dahi mahkemece değerlendirilmemiştir.
Ayrıca kooperatifçe, dinamo ve trafonun arızalandığı, sulamanın bu sebeple yapılamadığı savunulmuştur. O halde kooperatif, ancak bu arızaların giderilmesinde kusurlu davranmışsa ve bir gecikmeye sebebiyet vermişse, zarardan sorumlu tutulmalıdır. Ortakların para ödememeleri bu gecikmeyi haklı göstermez. Kooperatifin de ortaklardan para toplamak için gerekli girişimleri yapmakta gecikmemesi ve bu konuda dahi kusurlu davranmaması zorunludur. Mahkemece bu konuda bir değerlendirme yapılmamıştır.
Yine kooperatifçe, davacının T.Şeker Fabrikaları A.Ş.ne (3.616.306.000) TL. tutarında şeker pancarı teslim ettiği, bu durumda zararının talep ettiği meblağ kadar olamayacağı konusunda yapılan savunma üzerinde de durulmamıştır. Bu durum karşısında mahkemece, davalının yukarıda açıklanan savunmaları üzerinde durulmadan, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı temsilcilerinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı temsilcilerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı kooperatif yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy