(2004 S. K. m. 67, 69) (1086 S. K. m. 275, 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.12.2003 tarih ve 2002/119 - 2003/1883 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin gerçekleştirdiği taşımaya karşılık davalının 06.04.2001 tarihli faturanın bedeli olan 3.095.588.939. TL.yı ödenmemesi üzerine başlattığı takibin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptalini, % 40 icra-inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taşıma hizmetinin verildiği ve borcun ödenmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, taşıma sözleşmesinden doğan taşıma ücretinin tahsili için davacı taşıyanın başlattığı takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Takip talebinde işlemiş ve işleyecek temerrüt faizi oranı yıllık % 108 olarak istenilmiş olup, 18.12.1998 tarihli sözleşmede temerrüt faizi oranı olarak kararlaştırılan yasal reeskont ibaresiyle, davacı taşıyanın daha yüksek oran içeren reeskont oranında temerrüt faizi isteyebileceğinin kabulü gerekir. Reeskont oranı, sözleşme tarihi itibariyle ticari işlerdeki temerrüt faizi oranını ifade etmekte olup, işlemiş temerrüt faizinin başlangıcı olarak mahkemece belirlenen 07.05.2001 tarihi itibariyle % 70 olan avans oranı üzerinden hesaplanan işlemiş faiz miktarına hükmedilmesinde ve takip tarihinden itibaren işleyecek faizin de yine % 70 ve değişen oranlarda avans faizi olarak hükmedilmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
Bu açıklamalara ve dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Taşıma sözleşmesinde, dava konusu alıcı ödemeli gönderiler için, alıcı navlun ücretini ödemezse, taşıyan malı alıcıya teslim etse dahi taşıma bedelini göndericinin ödemesi gerektiği hüküm altına alınmış olup, taşıyan, alıcı ödeme yapmasa da, malı teslim edebilecek ve davalıya fatura edebilecektir. Hükme esas bilirkişi kurulu raporunda, davacının düzenlediği fatura içeriği taşıma hizmetini belgelendirdiği bildirilen belgelerde davalı gönderici bölümünde imza bulunmakta ise de, alıcı bölümünde bir imza yer almamaktadır. Dosya içerisinde, alıcı imzasını taşıyan bir teslim belgesi de bulunmamaktadır. Alıcıya teslim olgusunu davacı taşıyan kanıtlamakla yükümlü olup, davacı taraf delil listesinde tarafların ticari defterlerine de dayanmıştır. Bilirkişi incelemesi, sadece dava konusu faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığına ilişkin yapılmış olup, davalı defterlerinde, teslim olgusunu kanıtlamaya yetecek herhangi bir delil bulunup bulunmadığı incelenmiş değildir. Davalı gönderici-taşıtan ile dava dışı alıcı arasındaki hukuki ilişki itibariyle malın alıcıya teslim edilmemesi halinde alıcının davalıdan buna ilişkin bir talebinin olabileceği olasılığı üzerinde durulması, dolayısıyla davalının ticari defterlerinde alıcıya malın teslim edilip edilmediğine ışık tutabilecek bir delilin bulunup bulunmadığının tespiti için bu defterler üzerinde bu yönden bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekmektedir.
Bu durumda, mahkemece, bu yön üzerinde durulmaması doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy