(818 S. K. m. 60, 125) (6762 S. K. m. 767)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.02.2004 gün ve 2003/105-2004/118 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin arabasıyla mal taşıdığını, dava dışı şirkete ilişkin malı davalının ambarına teslim ettiğini ancak karşı tarafa ulaştırılmadan kaybedildiğini, bu sebeple tazminat ödemek zorunda kaldıklarını ileri sürerek, 220.800.000.TL.nın teslim gününden itibaren %80 faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zararın doğum tarihinin 1996 yılı olduğunu, BK.nun 60. maddesine göre zamanaşımının gerçekleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, dava konusu alacağın taşıma ilişkisinden kaynaklanıp, BK.nun 125. maddesindeki 10 senelik zaman aşımı süresine tabi olduğu, malın taşınmak üzere davalıya teslim edilip kaybedildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 220.800.000.TL.nın dava gününden itibaren kanuni faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dışı üçüncü kişiye ilişkin yük, davacı tarafından davalı taşıyıcıya teslim edilmiş ve anılan yükün alıcısına eksik ulaşması sebebiyle davacı, mal sahibi üçüncü kişiye ödediğini davalı taşıyıcıdan rücuen talep etmektedir.
Davacı, davalıya teslim ettiği malın sahibi olmayıp, davalı ile arasında özel, akdi bir ilişki bulunmamaktadır. Mal, dava dışı üçüncü kişiye ilişkin olup, davacı, gönderen konumunda olan bu firmanın adamı sıfatı ile hareket ederek, davalı ile gönderen firma arasında kurulan taşıma ilişkisinde gönderen yanında, onun talimatlarına göre hareket etmektedir. Bu durumda, gönderen dava dışı firma taşıma ilişkisinden dolayı hangi haklara sahip ise, davacı da aynı haklara sahiptir. Dolayısıyla taraflar arasındaki ilişkiye TTK. nun taşıma hukukuna ait hükümlerin uygulanması gerekeceğinden, davalının zaman aşımı def'inin 767. maddesine göre değerlendirilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde olaya tatbik imkanı bulunmayan BK.nun 125. maddesinin uygulanması doğru görülmemiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının şimdilik incelenmemesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy