(556 S. KHK m. 61, 62) (6762 S. K. m. 3) (3095 S. K. m. 2) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Burdur Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 06.04.2004 tarih ve 2003/175-2004/153 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin sahibi olduğu TSE markasının davalıya ait su damacanaları üzerinde sözleşme yapılmaksızın kullanıldığını, markaya tecavüzün önlenmesi gerektiğini, eylem nedeniyle müvekkilinin itibarının da zedelendiğini ileri sürerek, tecavüzün önlenmesine, emtianın toplatılmasına, 4.366.000.000.TL. maddi ve 4.366.000.000.TL. manevi tazminatın tespit tarihinden itibaren %99.12 faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, üretim merkezindeki yanlışlık ve karışıklık nedeniyle az miktarda damacanaya TSE logosunun yapıştırıldığını, davacıya yaptıkları müracaatın cihaz eksikliği nedeniyle neticelenmediğini, ürünlerinin davacı standartlarına uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalının davacıdan izin almaksızın TSE markasının kullanıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 8.732.000.000.TL.nın 21.03.2003 tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacının T.S.E. markasına tecavüzün önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Davalı tacir olup, arada sözleşme bulunmasa dahi Türk Ticaret Kanununun 3. maddesine göre ticari müessesesini ilgilendiren bütün muamele ve fiilleri ticari işlerdendir. Ticari işlerde, 01.01.2000 tarihinden sonraki dönemde 3095 S. K.nun 4489 S. K. ile değişik 2/2. maddesi hükmü gözetilmek ve infaz aşamasında dikkate alınmak üzere reeskont faiz oranının üzerinde olduğu taktirde avans faiz oranının uygulanması gerekmektedir. O halde davalı hakkında uygulanacak temerrüt faizi oranının yukarıda açıklanan şekilde belirlenmesi gerekirken aksi düşünceler ile dayanağı gösterilmeksizin yasal faize karşılık gelen reeskont faizine hükmedilmiş bulunması doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın H.U.M.K. nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının birinci bendinin ikinci satırındaki itibaren reeskont faizi ibaresinin çıkarılarak yerine 14.06.2003 tarihine kadar %64, 15.06.2003 tarihinden 08.10.2003 tarihine kadar %57, 09.10.2003 tarihinden itibaren %48 ve infaz tarihine kadar değişen oranlarda avans faiz oranı kelime grubunun eklenmesine, kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 353.50 YTL. temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 106.80 YTL. harcın temyiz eden davacıya iadesine, 02.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy