(6762 S. K. m. 1289, 1261, 1300) (1086 S. K. m. 283)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Erdemli Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04.11.2003 tarih ve 2002/353-2003/813 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin davalı nezdinde işyeri paket sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu, 11.02.2002 tarihinde meydana gelen fırtına sebebiyle hasar meydana geldiğini, davalının fırtınanın "6" bofor tespit edilmesi nedeniyle tazminat ödemediğini, işyerinin Silifke'ye yakın olduğunu, fırtınanın Silifke poyrazından kaynaklandığını, fırtına şiddetinin 8 bofor düzeyinde olduğunu iddia ederek, 17.539.000.000.-TL hasar bedeli ve 1.753.000.000.-TL iş durması tazminatı olarak toplam 19.292.000.000.-TL.nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasara neden olan rüzgarın şiddetinin "6" bofor olarak tespit edildiğini, poliçede 7 bofordan fazla esen rüzgarlar için teminat verildiğini, rizikodan sorumlu olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının işyerinin bulunduğu yerde olay günü rüzgarın 17.1 m/s.lik hıza ulaşabileceği, hasarın fırtına nedeniyle oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 15.159.360.000.-TL hasar bedeli ile 1.515.936.000.-TL iş durma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, içerisinde fırtına klozunun da yer aldığı iş yeri paket sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, gerçek zararın tespiti bakımından inşaat mühendisi bilirkişiden alınan rapora itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak, karara esas alınan bu rapor, hüküm vermeye elverişli bulunmamaktadır. Zira, sigortalı olan iş yeri, üzeri yarı açık yarı kapalı restaurant niteliğindedir. Çıkan fırtına sonucu ahşap olan kısmı önemli derecede hasar görmüştür. Tazminata esas bilirkişi raporu, ekspertiz raporuna atıf yapılarak ve genel ifadeler kullanılarak düzenlenmiştir. Ekspertiz raporunda sovtaj indirimi yapılmasına karşın, bilirkişi raporunda bu yönde olumlu olumsuz bir açıklama bulunmamaktadır. Davalı, meydana gelen riziko dolayısıyla davacının gerçek zararını karşılamak durumundadır. O halde, mahkemece, gerçek zararın tespiti bakımından bilirkişiden ek rapor alınması veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy