(6762 S. K. m. 1279, 1282, 1295)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kocaeli Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23.03.2004 gün ve 2002/530-2004/73 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ilişkin aracın davalı nezdinde kasko sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu, teminat kapsamında 23.06.2000 gününde kaza yapıp hasarlandığını, sigorta tazminatının ödenmediğini ileri sürerek, 1.500.000.000 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigorta poliçesinin 07.06.2000 gününde düzenlendiğini, 23.06.2000 gününde meydana gelen kazanın 28.06.2000 gününde ihbar edildiğini, primin peşinatının ise sözleşmeye aykırı biçimde 02.08.2000 gününde ödendiğini, TTK. nun 1295 inci maddesi uyarınca müvekkilinin sorumluluğunun başlamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ilişkin aracın davalı nezdinde kasko sigorta poliçesiyle sigortalı bulunduğu, davalının sonradan yapılan ödemeyi kabul etmekle sözleşmenin hükümlerinin doğmasına neden olduğu, hasarı ödemekle yükümlü bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 1.500.000.000 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Dava konusu olayda sigorta poliçesinin 07.06.2000 gününde düzenlendiği, ancak aynı tarihte ödenmesi kararlaştırılan primin peşinatı olan 104.218.750 TL'nin ödenmediği, uyuşmazlık konusu kazanın 23.06.2000 gününde gerçekleştiği, riziko ihbarının davalı şirket genel merkezine 28.06.2000 gününde yapıldığı, bilahare bahsedilen prim peşinatının sözleşmeyi yapan acenteye 02.08.2000 gününde ödendiği hususları tarafların kabulü ve dosya kapsamıyla sabittir. Kural olarak, Sigorta Hukukunda sigorta akdinin meydana gelmiş olması, sigortacının sorumluluğunun başlamış olmasını gerektirmez. TTK. nun 1279 uncu maddesi hükmüne göre riziko, genel olarak sigorta sözleşmesinin vücut bulması ve yine aynı kanunun 1295 inci maddesi uyarınca sigortacının sorumluluğunun başlamasından sonra oluşması halinde sigorta teminatı içinde kabul edilir. Sigortacının sorumluluğunun başlayabilmesi için de, TTK. nun 1282 ve 1295 inci maddeleri hükümleri uyarınca primin tamamının veya ilk taksitinin ödenmiş olması zorunludur. TTK. nun 1295 inci maddesi emredici nitelikte bir düzenleme olmasına rağmen, aynı kanunun 1264/4 üncü maddesi hükmü uyarınca sigorta ettiren yararına aksine düzenleme yapmak mümkündür. Bu durum karşısında, davacının süresinde primin peşinatını ödemediği, kazanın davalı sigortacının sorumluluğunun başlamadığı bir dönemde meydana geldiği, aksine sözleşmede bir düzenleme de bulunmadığı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy