(2004 S. K. m. 44) (6762 S. K. m. 415)
Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 31.03.2004 tarih ve 2003/88-2004/172 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 07.06.2005 günde davacı avukatı M. E. L. Y. ile davalılardan avukatı M. T. avukatı A. E. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı T. A.Ş.deki (360) payının 25.09.2002 tarihli sözleşmeyle davalılardan M. T.'ye (75.000) DM bedelle sattığını, satış bedelinin (10.000) DM. sinin nakit olarak ve kalanın devralanın düzenlediği senetlerin diğer davalıya teslimi ve bu davalıya yapılan ödemelerin müvekkiline aktarılarak yapılmasının kararlaştırıldığını, satış bedelinin (60.000) DM.lik bölümünün ödenmediğini ileri sürerek, anılan meblağın Euro karşılığının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, bakiye borcun (28.658) DM.den ibaret olduğunu ve ödemeye hazır olunduğunu savunmuştur.
Mahkemece, sunulan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, ödeme savunmasının yazılı delille kanıtlanamadığı, ihtiyati tedbir kararı ile bankaya tevdi edilen (28.658) DM.nin mahsubu ile (32.342) DM.den daha hisse senedi devralan davalı M. T. 'nin sorumlu olduğu, sözleşmede yediemin sıfatı ile yer alan M. G. 'ye husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle (32.342) DM. karşılığı (16.025) Euro'nun dava tarihinden itibaren faiziyle davalı M. T.'den tahsiline karar verilmiştir.
Karar, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı taraf vekilinin tüm. Davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, şirket hisse senedinin davacı tarafından davalı M. T.'ye satılmasına ilişkin 25.09.2002 tarihli protokolde devir bedeli (75.000) DM.nin (15.000 DM.sinin davacıya nakden ödendiği, kalan (60.000) DM.nin ise (10.000) DM nakit ödendiği, (10.000) DM nakit ve (50.000) DM.lik senedin yediemin sıfatı ile diğer davalı M. G.'ye tevdiine, davacının devir tarihine kadarki tüm borç ve taahhütlerini tasfiyesi ve İİK.nun 44. maddesine göre iki aylık bildirim süresi ilan edilip dolduktan sonra davalı M. G. 'nin kendisine tevdi edilen ödemeleri davacıya aktaracağı kararlaştırılmış ve M. G. bu protokolü imzalamıştır. Bu durumda, kendisince bağımsız edim üstlenilen bu davalıya husumet düşeceği düşünülmeden yazılı gerekçeyle hakkındaki davanın reddi isabetsizdir.
Öte yandan, senede dayalı bir takip veya alacağın tahsili söz konusu olmasa da davadan önce davacının gönderdiği 13.01.2003 tarihli ihtarla oluşan temerrüt gözetilmeden hüküm altına alınan alacağa dava tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yön bakımından da davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle karar davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 400.00 YTL. duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.286.40 YTL. temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 09.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy