(4721 S. K. m. 2) (4077 S. K. m. 3, 10, 23, 29)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.11.2003 tarih ve 2001/1554-2003/1430 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 07.06.2005 günde davacı avukatı Evren Giritli ile davalı avukatı Nihat Taner Çatalsakal gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 13.10.1993 tarihli dövize endeksli konut kredisi sözleşmesiyle davalı bankadan kredi kullandığı 1994 yılında ortaya çıkan ekonomik kriz nedeniyle, döviz kurlarındaki anormal artış sonucu, borcun ve tahsilatların ödenemez hale geldiğini ileri sürerek, sözleşmeye müdahale edilerek, uyarlanmasına, davaya konu kredi Türk parası olarak alındığından, sözleşmenin yapıldığı kur üzerinden borcun TL. olarak tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davadan önce temerrüde düşen davacı borçlunun uyarlama talep edemeyeceğini, aradan 6 yıl geçtikten sonra açılan davanın MK. nun 2nci maddesine aykırılık teşkil ettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, olayda uyarlama koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, konut (tüketici) kredi sözleşmesinin uyarlanması istemine ilişkindir.
06.03.2003 kabul ve 14.03.2003 yayın tarihli 4822 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda değişiklik yapılmasına dair Kanun'un 38 nci maddesi hükmü uyarınca dava konusu olaya uygulanacak hükümlerin kanunun yayınlanmasından 3 ay sonra yürürlüğe gireceği belirtilmekle, 4077 sayılı Tüketicilerin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/c, 10 ve 23/1 nci maddesi hükümleri karşısında, bu davaya bakmak, tüketici mahkemelerinin görevine girmektedir.
Mahkemelerin görevi, dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, mahkemece, dosyanın İstanbul Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir edilen 400.00 YTL. duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy