(818 S. K. m. 463, 474)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Zeytinburnu Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.06.2003 tarih ve 1996-438-2003/544 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalının ardiyesine bıraktığı 3 ton poliproblen 418 (moblen), 5 ton polietilen F 212 (moblen) ve 5 ton polistren A 825 (antişok) mallarını davalının sahte kaşe ve irsaliye düzenleyen, imzayı taklit eden dava dışı Sami Mete, Necdet Kılavuz ve Emir Kılavuz'a teslim ettiğini ileri sürerek malların aynen iadesine, mümkün olmadığı takdirde malların bedeli olan 1.245.318.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, önceki uygulamalar doğrultusunda müvekkilinin teslim talimatına ilişkin belge karşılığı malları şoföre teslim ettiğini, dava dışı şahısların davacıyı yakın takip ederek depoda ne kadar malı olduğunu öğrendiğini, davacı kaşe ve imzalarını taklit ettiklerini, dolayısıyla müvekkilinin olayda kusuru bulunmadığını, müvekkilinin davacının şoförü ve malları teslim ettiği kişileri bulmasına yardımcı olduğunu, davacının teslim talimatları ile ilgili tedbir almadığını, güvenli bir sistem kurmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, her ne kadar davalı dolandırıcılık suçundan beraat etmişse de, deposuna teslim edilen malların tesliminde gereken özen ve ihtimamı göstermediği, sahte belgelere dayanarak emtianın depodan çekilmiş olduğu, dolayısıyla davalının davacının zararını ödemesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, davalının ardiyesine teslim ettiği malların başka şahıslara teslim edilmesi nedeniyle ardiyeciden malların iadesini bu mümkün olmadığı takdirde bedelini talep etmiştir. Vedia akti, BK'nun 463 vd. maddelerinde düzenlenmiş, 474. maddede ardiye sahibinin muhafaza borcundan bahsedilmiştir. Dosyadaki ceza mahkemesi kararında; sanık Sami Mete'nin sahte kaşe yaptırarak ve imza taklidi ile bu davanın davacısına ait toplam 13 ton malı davalıya ait ardiyeden iki defada aldırıp başka bir şahsa borcunu ödediğini ve suçu tek başına işlediğini itiraf ettiği, bilirkişi raporuna göre sanığın tanzim ettiği üç adet belgenin sahteliğinin ilk bakışta kolayca fark edilemeyeceği, iğfal kabiliyetlerinin olduğu, el yazılarının da bu şahsın el ürünü olduğu, dolayısıyla Ali Yülcü'nün dolandırıcılık suçunu işlemediğinin sabit olduğu gerekçesiyle beraatine karar verildiği görülmüştür. Tanık beyanlarına ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki yerleşik uygulamanın gelen belge karşılığı malın şoföre teslimi şeklinde olduğu, davacıyı yakından takip eden dava dışı şahsın davacının ardiyede ne kadar malı olduğunu öğrenip, ondan önce küçük parti mallar satın alıp makbuz örneklerine göre sahte kaşe yaptırıp, imzasını taklit ettiği, davalıya ibraz ettiği belge karşılığı malları bir şoför vasıtasıyla teslim aldığı, belgelerin iğfal kabiliyetlerinin olduğu, olayın ertesi gün ortaya çıkmasından sonra malın teslim edildiği şoförün bulunmasında davalının davacıya yardımcı olduğu anlaşıldığı halde kararda anılan yasa hükümlerine göre davalı ardiye sahibinin hangi nedenle malların depodan çıkarılmasında gereken özeni göstermediği tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy