(818 S.K m. 217)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Tekirdağ Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.04.2002 tarih ve 1999/546-2002/170 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.11.2004 günde davacı avukatı Hasan Gider gelip, davalılardan Ö Ltd. Şti.ne Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dışilişkiler Genel Md.nün 29.11.2004 tarih ve 081581 sayılı yazıları gereği 08.10.2004 tarihinde KKTC.ne tebligat çıkarıldığı halde bu davalı ve diğer davalılar tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 14.02.1990 tarihli satış sözleşmesi ile müvekkilinin davalı Ö Ltd. Şti.nden 20 adet balya makinası satın aldığını, Tekirdağ Limanı'nda gemiden indirilen makinaların 13 adedinin hasarlı olduğunun tespit edildiğini, T.D.İ. Tekirdağ Liman İşletmeleri Müdürlüğü ( özelleştirilmekle yeni unvanı Akport Liman İşletme Müdürlüğü ), Mete E acenteliğine bağlı KKTC bayraklı kaptan Yaşar A gemisinin makinaları hasarlı olarak teslim edip, limandan ayrılmasına müsaade etmekle kusurlu olduğunu, olay nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi olarak zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik, 12.359.255.766.000 TL. maddi, 12.359.255.766.000 TL. manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı A Liman İşletmeleri A.Ş. vekili, müvekkilinin TD ... A.Ş.nin devamı olmayıp ayrı tüzel kişi olduğunu, Tekirdağ Liman İşletme hakkının da aktif ve pasifleriyle devrolunmaması nedeniyle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Mete E Vapur Acenteliği Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin tahliye limanında gemi ve personeline hizmet veren bir acente olup, yolda geçen süre zarfında gemi ve yükle ilgili olay nedeniyle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, ayıplı satım iddiasına dayalı davanın da zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı yanıt vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının 14.02.1990 tarihli satış sözleşmesi ile 20 adet balya makinasını davalı Ö Ltd. Şti.den satın aldığı, makinalardan 13 adedinin gemiden hasarlı olarak indirilip 20.11.1990 tarihinde davacıya teslim edildiği, ayıplı mal tesliminin söz konusu olup, BK.nun 207. maddesine göre satılan şeyin ayıbına karşı tekeffülünden doğan davaların 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, mal tesliminden ve zararın miktarının öğrenilmesinden itibaren 1 yıldan fazla süre geçtiği gerekçesiyle, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Davacı vekili, davacının davalı Ö Ltd. Şti.den balya makineleri satın aldığını, T.D.İ Tekirdağ Liman İşletmeleri Müdürlüğü ( özelleştirilmekle yeni unvanı A Liman İşletme Müdürlüğü ), Mete E acenteliği'ne bağlı Kaptan Yaşar adlı gemi ile makinelerin hasarlı teslim edildiğini iddia etmektedir. Mahkemece, dava konusu uyuşmazlığın tümü, BK.nun satım sözleşmesine ilişkin hükümlerine göre değerlendirilerek, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa ki, dava dilekçesi ve tüm dosya kapsamından, iddia edilen satım sözleşmesinin taraflarının davacı ile davalı Ö Ltd. Şti. olduğu ifade edilmektedir. Bu durumda davalı Ö Ltd. Şti. dışındaki diğer davalılar ile davacı arasındaki hukuki ilişkinin ne olduğu, davacının bu ilişki nedeniyle bu davalılara husumet yöneltip yöneltemeyeceğinin öncelikle tartışılması gerekirken, davacı ile tüm davalılar arasındaki ilişkinin satım sözleşmesine dair hükümlere göre değerlendirilerek, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Öte yandan;Satım sözleşmesinin tarafı olduğu iddia edilen Ö Ltd. Şti.ne dava dilekçesi tebliğ edilmiş, ancak adı geçen davalı cevap dilekçesi vermemiştir. Zamanaşımı savunmasının bir defi olması nedeniyle, resen dikkate alınmayacağı gözetilmeden, mahkemece davacının bu davalı aleyhinde açtığı davanın da zamanaşımı nedeniyle reddi doğru bulunmamıştır. O halde, mahkemece bu davalı yönünden iddianın incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 375.000.000 TL duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy