(1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 14.04.2004 tarih ve 2003/50-2004/194 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatif üyesi olduğunu, aidat ve kira borçları nedeniyle yapılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yaptığı peşin ödemeler nedeniyle alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının kira ve aidat borcu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 1.212.250.000.TL. aidat, 280.590.000.TL. kira ve 419.479.999.TL. gecikme faizi üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kooperatif aidatı ve kira borcundan kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı kooperatif, davalı hakkında başlattığı icra takibinde 2002 yılına ait 8 aylık aidat ile 8 aylık kira borcu olarak 1.606.000.000.TL.nın davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında 08.01.2004 tarihli dilekçesi ile talep edilen miktarın 1.420.000.000.TL.sının aidat borcu, bakiye 186.000.000.TL.sının ise kira borcu olduğunu açıklamıştır. Mahkemece, davacının talebin aşılmayacak şekilde karar verilmesi gerekirken, kira borcunun 280.590.000.TL. olarak kabulü doğru görülmemiş, talebin aşılmış olması nedeniyle kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
3- Kabule göre, davacı kooperatifin elinde bulunan belgelerle alacağını net bir biçimde talep etme imkanı varken mahkemenin kabulünden fazla miktarda talepte bulunması nedeniyle, kötüniyetli olduğunun kabulü ile davalı yararına reddedilen miktar üzerinden kötüniyet tazminatına karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy