(6762 S. K. m. 1301) (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.04.2004 tarih ve 2003/662-2004/185 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya ait aracın müvekkili şirket nezdinde zorunlu trafik sigortasının temin edildiği dönemde, sürücünün alkollü olarak sebebiyet verdiği trafik kazası neticesinde 3. şahsa (2.000.000.000) TL ödenmek zorunda kalındığını, davalının sözleşme koşullarına aykırı hareket ettiğini ileri sürerek, (2.000.000.000) TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara nazaran, davalı Zekai Mutlu'nun almış olduğu alkolün sonucu güvenli sürme yeteneğini kaybetmesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde birinci derecede rol oynadığı ve kazanın oluşumunda % 75 oranında kusurlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile (1.500.000.000) TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan davalıya ait aracın neden olduğu kaza sonucunda 3 ncü şahsa ödenen tazminatın poliçe genel şartları 4/d gereğince sigortalıya rücu hakkı tanıdığı iddiasıyla açılmış rücuan tazminat davasıdır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesi uyarınca, Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder. Anılan hüküm dikkate alındığında zorunlu trafik sigortacısının 3 ncü şahsın uğramış olduğu zararı poliçe teminatına kadar üstlendiği tartışmasızdır. Somut olaya dönüldüğünde, 3 ncü şahsa ait araçta meydana gelen gerçek zarar miktarının (2.597.000.000) TL olarak belirlendiği, davacı sigortacının poliçe teminatıyla sınırlı olarak, karşı araç kasko sigortacısına (2.000.000.000) TL ödeme yaptığı görülmektedir. Bu durumda, davacı sigortacı 3. şahsa ait araçta meydana gelen gerçek zarar miktarından sigortalısının kusuru nispetinde ve poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu olacağından, 3.şahsa ait araçta meydana gelen gerçek zarar miktarının davalı kusuruna isabet eden %75'inin poliçe genel şartlarına aykırılık nedeniyle davacının sigortalısına rücu imkanı bulunduğu halde, mahkemece, gerçek zarar miktarı gözetilmeksizin poliçe teminatının davalı kusuruna isabet eden bölümünün dikkate alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy