(6762 S. K. m. 3, 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04.05.2004 tarih ve 2003/1153-2004/393 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı sigorta vekilinin, TTK.nun 1301 nci madde hükmüne dayalı olarak, davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonunda, mahkemece, davanın davalılardan sigorta bakımından kabulüne dair verilen kararı, davalılardan sigorta vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan sigorta vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, TTK.nun 1301 nci madde hükmü uyarınca açılmış kasko sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Davacıya kaskolu araca hasar veren araç özel araç olup, asıl zarar gören sigorta ettirenin isteyemeyeceği ticari temerrüt faizini, onun halefi sıfatıyla hareket eden davacı sigortanın da rücu davasında talep etmesinin mümkün bulunmamasına, hasar veren bu aracın işleteni davalılardan Sacide'nin tacir olmamasına, dolayısıyla bu aracın haksız eyleminin de aynı Kanun'un 3 ncü maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımamasına, bu durumda bu davalıdan ancak yasal faiz istenebileceğine, bu davalının hukuki sorumluluğunu üzerine alan mümeyyiz davalı sigorta şirketinden de aynı oranda temerrüt faizi istenebileceğine göre, mahkemece mümeyyiz davalı sigorta yönüyle istem gibi ticari olmayan işler için reeskont (yasal) oranda temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, istem aşılarak ticari işlerdeki temerrüt faizi oranı olan avans oranında faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Kararın yukarıda açıklanan nedenle, mümeyyiz davalı sigorta yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK.nun 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalılardan sigorta vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın (HÜKÜM) bölümünün 2 nolu bendinin 3 ncü satırında yer alan senelik avans faizi ile birlikte kelime grubunun hükümden çıkarılmasına, yerine3095 sayılı Kanun'un 4489 sayılı kanun ile değişik 2/1. madde ve fıkrasında yazılı temerrüt faizinin artan ve eksilen oraları ile birlikte kelime grubunun yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy