(1086 S. K. m. 9, 10, 22) (Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları m. C.8)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23.03.2004 tarih ve 2003/1120-2004/236 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete kasko sigortalı aracının, bir kazada hasarlandığını, davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek, 2.044.000.000- liranın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili, yetkili ve görevli mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davanın yetki ve husumet yönünden davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, HUMK. nun 9 ncu madde hükmü gereğince, yetkisizlik kararı verilerek, dosyanın istem halinde yetkili ve görevli mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
HUMK'nun 22. maddesi hükmü uyarınca taraflar, belli bir uyuşmazlık için kanunen yetkili olmayan bir veya birkaç mahkemeyi, yaptıkları yetki sözleşmesi ile yetkili kılabilirler. Somut olayda da Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın C.8. maddesindeki yetki koşulu, taraflar arasında yapılan bir yetki sözleşmesi niteliğindedir. Bu madde uyarınca, poliçeden doğan ihtilaflar nedeniyle sigorta şirketi aleyhine, diğer yetkili mahkemeler yanında, sigorta akdine aracılık yapan acentenin ikametgahının bulunduğu yer mahkemesinde de dava açılabileceği açıkça kararlaştırılmıştır. Kaldı ki, bu yetki sözleşmesi olmasa dahi, HUMK'nun 10. maddesi uyarınca ve o koşullar çerçevesinde akdin meydana geldiği yer mahkemesinde de açılması mümkündür.
Somut olayda sigorta sözleşmesi, Şanlıurfa'da bulunan davalı sigorta şirketinin acentesi İrfan Beşkat tarafından akdedilmiş olduğuna göre, mahkemece davanın yetkili yer mahkemesinde açıldığı gözetilerek, davaya bakılmak gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy